23 Ekim 2011 Pazar

ADELE - Someone Like You



I heard that you're settled down,
That you found a girl and you're married now,
I heard that your dreams came true,
Guess she gave you things I didn't give to you,
Old friend, why are you so shy?
Ain't like you to hold back or hide from the light,

I hate to turn up out of the blue uninvited,
But I couldn't stay away, I couldn't fight it,
I had hoped you'd see my face,
And that you'd be reminded that for me it isn't over,

Never mind, I'll find someone like you,
I wish nothing but the best for you, too,
Don't forget me, I beg,
I remember you said,
"Sometimes it lasts in love,
But sometimes it hurts instead,"
Sometimes it lasts in love,
But sometimes it hurts instead, yeah,

You know how the time flies,
Only yesterday was the time of our lives,
We were born and raised in a summer haze,
Bound by the surprise of our glory days,

I hate to turn up out of the blue uninvited,
But I couldn't stay away, I couldn't fight it,
I had hoped you'd see my face,
And that you'd be reminded that for me it isn't over,

Never mind, I'll find someone like you,
I wish nothing but the best for you, too,
Don't forget me, I beg,
I remember you said,
"Sometimes it lasts in love,
But sometimes it hurts instead,"

Nothing compares,
No worries or cares,
Regrets and mistakes, they're memories made,
Who would have known how bittersweet this would taste?

Nevermind, I'll find someone like you,
I wish nothing but the best for you,
Don't forget me, I beg,
I remember you said,
"Sometimes it lasts in love,
But sometimes it hurts instead,"

Nevermind, I'll find someone like you,
I wish nothing but the best for you, too,
Don't forget me, I beg,
I remember you said,
"Sometimes it lasts in love,
But sometimes it hurts instead,"
Sometimes it lasts in love,
But sometimes it hurts instead

22 Ekim 2011 Cumartesi

Hosgeldin 25!


uyuyamayacaksın
ben geleceğim aklına
yataktayken
duvara döneceksin
belkide yastığa sarılacaksın
ama bu gece uyuyamayacaksın
duvarın soğuğu vuracak yüzüne
yorganı çekeceksin yüzüne kadar
ayakların dışarıda kalacak bu sefer
karnına çekeceksin ayaklarını
belki bir iki damla gözyaşı gelecek gözünden
gözlerini kapatacaksın sımsıkı
yavaş yavaş ısınacaksın
sonra beni hissedeceksin
rüyana gelmiş olacağım
yanağına bir buse konduracağım
hızlıca uzaklaşacağım oradan
daha fazlası rüyalarda olmaz diye
bu kadarı seni mutlu edecek
sırıtacaksın uyurken
sonra uyanacaksın
aynaya bakacaksın
artık 24 yaşında olmayacak o yüz
yüzünü yıkayacaksın
tekrar bakacaksın aynaya
alışabileceğini düşüneceksin
alışacaksın da
hoşgeldin 25 !

18 Ekim 2011 Salı

İsteğe Bak Be!


Kavga edelim istiyorum dışarda bağıralım 
çağıralım, sana tokatlar atıyım ama sen bana 
vurmaya kıyma kıyama elin kalkmasın 
bana.Sonra tam ben arkamı dönüp gidecek 
ken kolumdan sıkıca tutup çek kendine öp beni 
sarıl bana "Sen benimsin nereye gidiyosun sen 
aptal" de susayım özür dilercesine bakıyım 
sana ama sen beni çoktan affetmiş ol . Öyle bir
aşkımız olsun ki kavga ederken bile insanlar 
kıskansın bizi öyle sevelim ki birbirimizi herkes 
aşkın anlamını bizde bulsun. hani derler ya bi 
mesajınla havalara uçur beni atmadığında 
dayanamayayım triplere giriyim ama ne olursa 
olsun hiç bir tartışma kavgada asla bitti 
denilmesin hadi yazdık sinirle oldu diyelim 
özür dileyelim ama sakın başkasının olma..

13 Ekim 2011 Perşembe

Sen Degilsin

Abartıyorum
Yeri geldiği zaman değil
İstediğim zaman
Gülüyorum
Kahkaha atıyorum
Komik olan sen değilsin
Her zaman bu böyle
Cebimde beş kuruş yok
Yüzümde tebessüm
Elimde sıcak bir el
Yok.....

Ağlıyorum
Yerine göre değil
Acıdığı zaman kalbim
Yazıyorum
Kişiler önemli değil
Özel olan sen değilsin
Her zaman bu böyle
Cebimde beş kuruş yok
Yüzümde tebessüm
Elimde sıcak bir el
Yok.....

Anlamıyorsun
İşine geldiği zaman
Açık konuşsam
Ne fark eder?
Kalbim hep kırık
Hayallerim desen 
Birazcık gülümsesen
Ne fark eder?


9 Ekim 2011 Pazar

Hayattan Bir Parça

.. Aradı. Hiç bir şey olmamış gibi buluştuk. Sanki canımı yakmamış, sanki silüeti hiç dövmemiş gibi gözlerimi, sanki kulaklarımı hiç aşındırmamış gibi sözleri.. buluştuk işte..Daha önce yüzlerce kez beraber gittiğimiz bara gitmiş, gene aynı masaya oturmuştuk işte. İki bira söyledi. Sessizce içtik.
Birileri bizim yerimize konuşuyor,gülüyordu. Biz değildik.
Geçmişimiz dolanıyordu masanın etrafında.Geçmişimizi izliyorduk,onlardı el ele tutuşan.
Onlardı fıstık kavgası yapan,onlardı birbirine gülen..Havada uçuşan ölü sevgiyi görebiliyordum.Onlardı buna sahip olan.Biz değildik..Artık değildik..
Biralarımız yarılanmıştı,o hep hızlı içerdi zaten.Yavaş içen bendim.Ölü ilişkimizi yavaş yaşayan da bendim zaten.Bana hızlı içmemi söylerdi.Öğrenmiştim.İlişkiyi hızlı tüketen de bendim ama.Kendi öğretisi yüzünden olmuştu tüm bunlar.Gözümün önünden,ayrılığımız sonrası tuttuğu eller geçiyordu,arkadaşlarımın elleri..
Tutamadığı sözleri tutuyordum omuzlarından. Bana bağırışlarını hatırladım, gözlerimi acıtan bakışlarını.. komik, yalnızca önüne bakabiliyordu şimdi..
Konuşmaya başladı sonra,havadan sudan işte. Sevgilisinden bahsetti. Müzikten konuştuk, biraz edebiyat, güncel konular.. Ben susuyordum. Konuşursam içimdeki ölünün dirileceğinden korkuyordum..
Biralarımız bitti.
Bana,
" Sen nasılsın, neler yapıyorsun? " dedi.
Gülümsedim.. Neler yapmamıştım ki her şeyi düzeltmek için.. Hiç bir şey eskisi gibi değildi ki..
" Zamanımın çoğunu senden nefret ederek geçiriyorum.. " dedim.
Zaman dondu sonra. Boş bira bardakları dondu, insanların gülüşmeleri dondu, geçmişimiz ağlamaya başladı parçalanarak,müzik sustu,onunsa yüz ifadesi silindi..dondu..
" Neden geldin öyleyse buraya? Neden telefonuma cevap verdin? " dedi.
Haklıydı,ne diyebilirdim ki.Diyebileceğim tüm sözleri,anlatabileceğim tüm hikayeleri unuttum. Bugün dürüst olacaktım çünkü. Onun beceremeyeceği tek şeyi yapacaktım..
Gene gülümsedim.Takındığım yeni maskenin en önemli özelliğiydi gülümsemek. - Hiç bir şey olmamış gibi davran - hissetme ve yalnızca gülümse -

" Her katil cinayet mahaline geri dönmek ister, yalnızca maktülünü gör istedim.. O kadar.. "

Sonra. Sonrası aynı işte.. Uyandım rüyamdan. Tamamlayamadığım rüyamdan. Biraz ağladım,sonra geçti. Taktım maskemi,gülümsedim ve çocukluğumun çimlerine koştum..

4 Ekim 2011 Salı

Mutluluk!

Mutlu olabilmek için belkide elimizden geleni yaptık
Mutluluktu kovalamamızı isteyen kendisini
Biz abarttık seninle bu işi
Mutluluğu pes edene kadar kovaladık
Yakaladık ve dövdük...
Biz çok fazla ileri gitmiştik
Artık mutluyuz biz demiştik
Birbirimizin yanındaydık ne de olsa...
Bir süre sonra birbirimize aşık olduğumuzu düşünmüştük
Aşk bence uğramamıştı bile yanımıza
Yağmamıştı aşk zerreleri üzerimize
Biz hep mutlu olduğumuzu düşünmüştük
Halbuki ne kadar çok kavga ederdik
Sonra unuturduk...
Hayal gücümüz genişlemişti
Hep mükemmel giden bir şey vardı ortada
Uzanırdık uçsuz bucaksız görünen çayırlara
Bilmezdik bir uçurum son verir yeşilliğe
Öğrendim o uçurumun yerini
Yeşilliğin bittiği yeri
İttirdim mutluluğu...
Artık bir saplantı olmuştu bende o
Mutlu olduğumu sanıyordum onun yanında
Aşıktı sözde bana...
Ne aşktı ama...
Mutluluğu dövmüştük birlikte
Kaç sevgili yapmıştı ki bunu acaba?
Yoksa biz tek miydik bu dünyada?
Hayal gücüm genişledi
Belkide yeni bir maceraya yelken açtım
Bir liman ararken
Bu aralar fırtınada savruldum
Canım acısada tek avuntum var
MUTLUYDUK!

2 Ekim 2011 Pazar

Bir AŞK Hikayesi

 Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil. Bir gün, adanın batmakta olduğu, duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar.Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş.Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde, geçmekteymiş.Aşk, "Zenginlik, beni de yanına alır mısın?" diye sormuş.Zenginlik, "Hayır, alamam.Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok." demiş.Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir'den yardım istemiş. "Kibir, lütfen bana yardım et!", Kibir "Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin." diye cevap vermiş. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: "Üzüntü, seninle geleyim." Üzüntü "Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var." Mutluluk da Aşk'ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk'ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. "Gel Aşk! Seni yanıma alacağım..."Bu Aşk'tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk'a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi'ye sormuş: "Bana yardım eden kimdi?" Bilgi "O, Zaman'dı" diye cevap vermiş. "Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?" diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş: "Çünkü sadece Zaman Aşk'ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir“demiş.