Kayıtlar

Veda etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Aptalsın, Bunu Böyle Bil!

Resim
Aptalsın. Bunu canını yakmak için değil, gerçeği yüzüne vurmak için söylüyorum. Seni bu kadar severken, sana bu kadar yakın dururken beni görmediğin, o mesafeyi kapatmadığın için aptalsın. Eğer görüp de fark etmediysen, o daha kötü. Yok eğer fark ettiysen ama hissettirmediysen, kendi duygularından köşe bucak kaçtıysan... yine aptalsın. Çünkü sevgi saklanacak bir suç değildir. Sevgi kendini belli eder; bazen küçük bir tebessümde, bazen kaçamak bir bakışta, bazen de gecenin köründe gelen o "Nasılsın?" mesajında. Ama sen hiçbirini yapmadın. Korktun belki, emin olamadın, bilemedin... Ya da en acısı: Biliyordun ama umurunda değildi. İşte o zaman, koca bir aptalsın. Kafan karışıksa, bana karşı net bir duygun yoksa, hâlâ geçmişin gölgeleriyle boğuşuyorsan ve sırf bu yüzden benden uzak duruyorsan... yine kaybedensin. Çünkü kaçtığın kişi ben değilim, kendi hislerin. Kalbinin sesini bastırıp aklının o soğuk doğrularına sığınmaya çalışıyorsan, günün birinde ikisinin arasında ezileceğini...

Sancının İçinden Doğan Bir Vedaya Dair

Bazen insanın içi, söylemekten korktuğu ama sustukça daha çok yakan cümlelerle dolar. Bugün benim içimde biriken o sözler, sonunda kendine bir kapı araladı. Bu satırlar; o kapının eşiğinde duran, sarsılmış ama iyileşmeye karar vermiş bir kalbin son itiraflarıdır. Seninle mutlu olmayı çok istedim. İnan, her şeyden daha çok... Birlikte gülmeyi, birlikte büyümeyi, birbirimizin yaralarını sarmayı hayal ettim. Ama olmadı. Bunu itiraf etmek içimi acıtsa da gerçek, bazen en sessiz çığlıklarımızda saklı: Sen bana iyi gelmiyorsun. Seninleyken kendim gibi hissetmiyorum. İçimde huzurdan çok, ismini koyamadığım bir ağırlık var. Kıskançlık, endişe, sürekli seni düşünme hali... Sanki yirmi dört saat senin yanına sığınmak isteyen muhtaç bir halim var ve bu beni benlikten çıkarıyor. Bu karanlık tutku, beni sana yaklaştırmıyor; aksine beni benden, kendi merkezimden uzaklaştırıyor. Umursamaz tavırların, sadece kendini önceleyen düşüncelerin... Yanındayken bile beni nasıl yalnız hissettirdiğini, bazen ne...

Hoşçakal demek, ölmekten daha mı zordu? | Bulduklarım vol6

Gidişin değil, bir umutla dönersin diye beklemek öldürdü beni.. Bir hoşcakalı çok gördün... Zor geldi hoşcakal demek sana, böyle gitmek daha kolaydı çünkü, arkada kalanı düşünmeden çekip gitmek, yakıştı mı sana? Yakıştı mı gidiyorum demeden gitmek? Yakıştı mı veda etmemek ve çekip gitmek? Yakıştı mı ayrılıkla yüzleşmemek? Gittiğini bile söylememek.. Bir hoşcakalı çok gördün.. Bu kolay olanı idi, bunu seçtin... Bencildin, gene kendin için en iyi olanı seçtin, başkasının duyguları seni yine hiç ilgilendirmedi.. Hoşçakal demek zordu çünkü, vedasız gittinsanki geri gelecekmiş gibi gittin, ayrılıkla yüzleşmeden gittin. Ayrılık acı verir çünkü, sanki ayrılmıyormuşuz gibi terk ettin. Oysa beni gidisin değil, bir umutla gelirsin diye beklemek öldürdü... Hoşcakal dememiştik, ayrılmamıştık öyle ise, dönecektin, bir umut vardı hala, rüzgarda savrulan bir mum alevi gibi cılız ama ısrarla yanan bir umut vardı.. İşte beni o umut öldürdü... Gidişin değil... Bir gün dönecek diye beklemele...