Kayıtlar

aşk acısı etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Yara Bandı İlişkisi Teorisi

Resim
Hepimiz hayatımızın bir döneminde kalbimiz kırıldı, derin yaralar aldık. Biten bir ilişkinin ardından gelen boşluk, acı ve kafa karışıklığı bazen öyle yoğun olur ki, bu duygulardan bir an önce kurtulmak isteriz. İşte tam da bu noktada, “yara bandı ilişkisi” kavramı ortaya çıkar. Peki nedir bu yara bandı ilişkisi? Acıyan bir yaraya geçici bir çözüm sunan bir yara bandı gibi, biten ilişkinin ardından gelen boşluğu doldurmak ve acıyı azaltmak için yeni bir ilişkiye başlamak. Ama gerçekten işe yarıyor mu? Neden Bir Yara Bandı İlişkisine İhtiyaç Duyarız? Biten bir ilişkinin ardından kendimizi yalnız, değersiz veya kaybolmuş hissedebiliriz. Bu duygularla başa çıkmak zorlayıcı olabilir ve yeni bir ilişki, bu olumsuz hisleri bastırmak için cazip bir seçenek gibi görünebilir. Yeni biriyle tanışmak, ilgi görmek, yeniden sevildiğini hissetmek, kısa süreli de olsa bir nefes alma alanı sunar. Bu, özellikle eski partnerimizi unutmak, onların yerini doldurmak veya onlara "bak ben sensiz de mutlu...

Sancının İçinden Doğan Bir Vedaya Dair

Bazen insanın içi, söylemekten korktuğu ama sustukça daha çok yakan cümlelerle dolar. Bugün benim içimde biriken o sözler, sonunda kendine bir kapı araladı. Bu satırlar; o kapının eşiğinde duran, sarsılmış ama iyileşmeye karar vermiş bir kalbin son itiraflarıdır. Seninle mutlu olmayı çok istedim. İnan, her şeyden daha çok... Birlikte gülmeyi, birlikte büyümeyi, birbirimizin yaralarını sarmayı hayal ettim. Ama olmadı. Bunu itiraf etmek içimi acıtsa da gerçek, bazen en sessiz çığlıklarımızda saklı: Sen bana iyi gelmiyorsun. Seninleyken kendim gibi hissetmiyorum. İçimde huzurdan çok, ismini koyamadığım bir ağırlık var. Kıskançlık, endişe, sürekli seni düşünme hali... Sanki yirmi dört saat senin yanına sığınmak isteyen muhtaç bir halim var ve bu beni benlikten çıkarıyor. Bu karanlık tutku, beni sana yaklaştırmıyor; aksine beni benden, kendi merkezimden uzaklaştırıyor. Umursamaz tavırların, sadece kendini önceleyen düşüncelerin... Yanındayken bile beni nasıl yalnız hissettirdiğini, bazen ne...

Küçük Bir Çakıl Taşı

Sonunda içimi döktüm. Ona nasıl hissettirdiğini, onun yanında kendimi nasıl hissettiğimi söyledim. Kendimi sadece bir "şey" gibi, bir oyuncak gibi hissettiğimi açık açık anlattım. Ve bu itirafı yaptıktan sonra bir kuş gibi hafifledim, biliyor musun? İçimde biriken o ağırlık bir anda yok oldu. Söylediklerime şaşırdı. Bir anda neye uğradığını şaşırdı. Ciddi olup olmadığımı sordu. Bana da "Bunu ciddi söylemediğimi düşündüren şey ne?" demek düştü. Cevap veremedi. Şaşkınlıkla öylece kaldı. Sonra "Şu an konuşmak için müsait değilim, yarın konuşalım" dedi ve konuyu kapattı. İşte o an anladım. Madem hissettiklerimiz şu anda konuşulamayacak kadar önemsiz, o zaman bundan sonrası için de hiçbir önemi yok. Ona "Ayrılalım" demedim. "Bu ilişki bitsin" demedim. Sadece hissettiklerimi söyledim. Sadece içimi rahatlatacak bir şey duymak istedim. Bir açıklama, bir yalan bile yeterdi. Yalan olduğunu bilsem bile inanırdım, sırf duymaya ihtiyacım olduğu ...

BUGÜN BEKLEDİM

Resim
Bugün aslında çok kötü bir gün geçirdim. Bütün gün ondan bir mesaj bekledim. O bildirim sesi her çaldığında içim kıpır kıpır oldu. Ama beklediğim kadar bir ilgi göremedim. Saçma sapan beklentiler içerisine girdim, kendi kendime kızdım, kendi kendime triplere girdim. Farkındayım, hepsinin farkındayım. Ama yine de kendimi durduramadım. Kendi kendime konuşurken buldum kendimi. Kafamın içinde onunla sayısız diyalog kurdum. Bir onun adına konuştum, bir kendi adıma. Bazen tartıştık, ama hep haklı olan bendim. Çünkü onun haklı olabileceği bir senaryo kuramadım kafamda. Belki bu, ona çok kırıldığım içindir. Belki de sadece bu kırgınlıktan kendime bir haklılık payı çıkarmaya çalışıyorumdur. Beklentiye girmek ne kadar doğru bilmiyorum. Ama bir ilişki içerisindeyken insan ister istemez bir şeyler bekliyor. İlgi, bir mesaj, kısa bir arama, içten bir "nasılsın?" belki. Küçücük şeyler aslında ama insanın kalbinde büyük yer ediyor. Ve o küçük şeyler gelmediğinde büyüyen sadece boşluk ol...