26 Ekim 2013 Cumartesi

Ağlamak Güzeldir

Ağlamak güzeldir 
Dökülürken yaşlar gözünden 
Sakın utanma... 

Bu sözlerle başlamak istedim sözlerime bu sefer. Ağlamaktan utanmadım dün gece. Ağladıkça ağladım, gözyaşlarım içime aktı, hıçkırıklarım içimde yankılandı. Utanmadım bunları yaparken. Ona kavuşamayacağımı bile bile ağladım. Ona dokundum, sevdim, öptüm, okşadım. Ama ona sahip olamayacağımı biliyordum. Her ne kadar ağladığım sırada yanımda da olsa, o bana ait değildi. Bir başka kalpte çarpıyordu kalbi onun. Bense bi hevestim onun için belkide. Onun adına konuşamam aslında. Yanımdaydı ağladığımda, elimi uzatsam ona dokunurdum.

Ağladım ağladım... Göz yaşlarım içime aktı sanmıştım ama kafamı yastıktan kaldırdığımda sırılsıklamdı yastık. Ama kimse hıçkırıklarımı duymamıştı. O bile duymamıştı. çünkü alkolün etkisiyle baya bir derin uykuya dalmıştı yanımda. Nasılda güzel uyuyordu... saatlerce onu izledim aslında. Saçlarını okşadım, öptüm kokladım. Çünkü tekrar benim olamayacaktı. O an hiç bitmesin diye dua ettim. Ben ağladım, izledim. O rüyalara daldı, uyudu.

Ağlamak şu gelip geçici dünyada 
Her şeye rağmen varolmak demektir 
Ağlamak yaşayan binlerce duygu 
İnsanca güzel bişeydir 


24 Ekim 2013 Perşembe

Emir - Tutuşmayan Kalmasın



Yaşanması gerekiyorsa yaşanır
Ne yani şimdi benden çekiniyor musun?
Herkes ne düşünür diye susamam
Ben ne isen oyum.

Yaşanması gerekiyorsa yaşanır
Ne yani şimdi benden çekiniyor musun?
Herkes ne düşünür beni bağlamaz
Anlıyor musun?

Yarını görmeyi kim garanti ediyor?
Yıllar ayak altından kayıp da gidiyor
Hesap kitapla kalbi kimse dizginleyemez
Aksini söyleyen aşka ayıp ediyor

Bir öpücükle yangın çıkarmaya var mısın?
Sen de yan, beni de yak tutuşmayan kalmasın
Umrumda değil kim anlarsa anlasın
Nefessiz kalalım kurtaran da olmasın
Bir öpücükle yangın çıkarmaya var mısın?
Sen de yan, beni de yak tutuşmayan kalmasın
Umrumda değil kim anlarsa anlasın
Nefessiz kalalım kurtaran da olmasın

7 Ekim 2013 Pazartesi

İntihar Mektubu | Bulduklarım vol.19

Hiç tak ettiği oldu mu canınıza birşeylerin?
Kendinizi şu şehirden ya da dünyadan hatta evrenden dışarı atmak istediğiniz yapayalnız hissettiğiniz benliğinizi kimsesiz bir sokak kedisi gibi? Ya da izbe bir parkın bankında çiseleyen bir yağmurun altında geceyi geçirmek istediniz mi?Hayatı hergün değişen ve karmaşıklaşan dertler yumağı olarak gördüğünüz sabahlara kadar gözünüzü hiç kırpmadan efkarlı ve çaresiz bir vefasızı düşündüğünüz?Ahh keşke diye umutsuzca iç çektiğiniz?Sonra ağladığınız yorulana kadar bitiverir diye…
Kahrolası aşk masalını bir kalemde silmek istediğiniz oldu mu?
Her geçen gün biraz daha umudunuz kırıldı mı yarınları düşünürken bir başınıza?
Sonra bir dost aradınız mı hep sadık güvenilir ve samimi…
Uzaklara bakıp derin derin daldınız mı mutsuz ve umutsuzca?
Uçan kuşlara imrendiniz mi ne kadar özgür temiz ve saflar diye…
Geçmiş günler canlandığında gözünüzde neden diye sordunuz mu hiç kendinize?
Şimdi için kaygılandınız mı?
Ve gelecek içinse satmışım anasını diyip boşverdiniz mi herşeye?
Sizi bilmem ama ben bunların hepsini yaptım Anlayacağınız HAYATI DENEDİM…Ama olmadı olamadı…Gönlümdeki öksüz çiçeği büyütemedim soldu gitti ruhumdaki mistik melodi sustu gitti..
Açıkçası ben beceremedim galiba umarsızca yaşamayı…
Mutluluğu bir çocuğun gözlerinde aramayı bilemedim kuşların cıvıltısındaki o dinmez coşkuyu duyamadım..
Korkarım ben hiç kimseyi ölümüne sevmedim sevemedim.O yüreği görmedim kendimde kahretsin göremedim…
Önemli değil nasılsa artık bunların hiçbiri…
Biraz sonra dinecek bu feryatların hepsi hayatını bitirecek bu şanssız bahtsız kişi..
Yalan dünya;SONSUZA DEK ELVEDA.

5 Ekim 2013 Cumartesi

Çarşaf Hayaller

Çamaşır makinesinden yeni çıkmış bir çarşaf gibiydi hayali. Onu önce ütüleyecekti, yani gerçekleştirecekti. Çünkü gerçekleştirmeyi çok istiyordu. Sonrası için daha büyük planları vardı. Başladı ütülemeye ama çok zor gelmişti ütülemek. Yarıda bıraktı hayalini katlayıp kaldırdı, buruşuk bir vaziyette dolaba. Tekrar kullanmayacaktı da, bunun da farkındaydı.

Günler aylar belkide yıllar geçti ardından. O süre içerisinde daha basit haller kurup gerçekleştirmişti. Aslında hiçbiri hayal denebilecek bir özellik taşımıyordu. İnsanların günlük yapabilecekleri şeylerdi. Canına tak etmeye başlamıştı son zamanlarda. Tekrar hayal kurup, bu sefer kurduğu halleri gerçekleştirmek istedi.

Tekrar çamaşır makinesinden çıkardı hayallerini. Ütülemeye başladı. Ütünün buharları arasında kaybolmuş hissetti kendini bu sefer. Boğuluyordu sanki. Önünü görememeye başlamıştı. Onu da bitirmeden kaldırmak zorunda kalmıştı.

Bütün hayallerini aldı, hepsine birer birer ağladı. gözyaşlarıyla yıkadı resmen hepsini. Ve kurusunlar diye balkona astı hepsini. İnsanlara, komşularına sergiledi hayallerini. Bir gece kalacaklardı sadece balkonda. O gece büyük bir fırtına koptu. Bütün hayalleri uçtu. Bir ağacın en yüksek dallarına dolanmış bir vaziyette buldu hayallerini. Ve hepsi hemen hemen yırtılmıştı. Daha büyük sorunları vardi şimdi karşısında.

Hayallerini o ağacın tepesinden alıp, eve götürüp onları yama mı yapmalıydı? 
yoksa orada mı bırakmalıydı? 

Yamalı hayallerle ilerlemek onu ne kadar mutlu edebilirdi ki? 

Biraz düşündükten sonra kararını verdi. Bıraktı oracıkta hayallerini. Kendi monoton, sıkıcı ve küçük halleri olan boktan dünyasına geri döndü.

4 Ekim 2013 Cuma

Değiştirdim

"Sanki gemisini başıboş bırakmış bir kaptan gibiydim. Öylesine sürükleniyor, kontrolü elimde tutmak bir yana hep durumu kurtarmaya çalışıyordum. Ve hayat bir dümenin başında, gemiyi kullanmayı öğrenemeden geçip gidiyordu.
Ama bir gün bildiğim her şeyin başkalarının doğrusu olduğunu ve çektiğim her acının bildiklerimle ilişkisini anladım. O an, beni memnun etmeyen hallerden yavaş yavaş sıyrılmaya başladım.

Ve fark ettikçe değiştirdim:

Hayır dersem insanlar beni sevmez zannederdim, 
değiştirdim.
Sınırlar koymadan yaşardım, 
değiştirdim.
Temel önceliğim karşımdakinin memnuniyetiydi, 
değiştirdim.
Kendimi tanımaz, kendimle zaman geçiremezdim, 
değiştirdim.
Alışkanlıklarım bağımlılığa dönüşürdü, 
değiştirdim.
Kafamın içinde sürekli konuşan başka bir ben vardı, 
değiştirdim.
Anda olmanın keyfini her zaman çıkaramazdım, 
değiştirdim.
Eski eşyaları, anılarıyla saklardım, 
değiştirdim...

Bir de baktım ki artık kaptan benim!

3 Ekim 2013 Perşembe

Özür Dilerim, AFFETMEYECEĞİM !

Özür dilerim
Buluşacağımız günü sabırsızlıkla beklediğim için.
Özür dilerim
Buluştuğumuz da gözlerinin içine bakarken heyecandan saçmaladığım için.
Özür dilerim
Elini tutmaya çalışırken 2 kere düşündüğüm için, incinirsin diye.
Özür dilerim
Seni öpmeye kıyamadığım için.
Özür dilerim
Diğerleri gibi gece başımı yastığa koyduğumda senle yatma hayalleri kurmadığım için.
Özür dilerim
Sana sarıldığımda gözlerimi kapatıp hiç ayrılmamanın hayallerini kurduğum için.
Özür dilerim
Seni yanımdayken dahi özlediğim için
Özür dilerim işte ADAM GİBİ SEVDİĞİM İÇİN
Ama duuuur! Affetme.

Şimdi sen özür dile;
Başka bedenlere anlık zevk olduğun için
Şimdi sen özür dile;
Gözlerime bakıp 'yalandan da olsa' seni seviyorum dediğin için
Şimdi sen özür dile;
Tutamadığım o el ile başka tenlere dokunduğun için
Şimdi sen özür dile;
Yanımdayken bile başkalarını düşündüğün için
Şimdi sen özür dile;
Başkasıyla yatma hayalleri kurmayı bırak, başkalarına ait olduğun için.
Şimdi sen özür dile;
Sevmeyi bırak, İNSAN OLAMADIĞIN İÇİN
Ama duuur!

Özür dileme affetmek, büyüklük ise siktir et küçük ben olayım AFFETMEYECEĞİM. !

2 Ekim 2013 Çarşamba

Öğrendim ki Ben Hayata

Kimseyi sizi sevmeye zorlayamazsınız.
Kendinizi sevilecek insan yapabilirsiniz,
Gerisini karşı tarafa bırakırsınız.
Güveni geliştirmek yıllar alıyor,
Yıkmak bir dakika.
Hayatında nelere sahip olduğun değil
Kiminle olduğun önemli.
Sevimlilik yaparak 15 dakika kazanmak mümkün
Ama sonrası için bir şeyler bilmek gerek.

Öğrendim ki, bir de
Kendini en iyilerle kıyaslamak değil
Kendi en iyinle kıyaslamak sonuç getirir.
İnsanların başına ne geldiği değil
O durumda ne yaptıkları önemli.
Ne kadar küçük dilimlersen dilimle
Her işin iki yüzü var.
Olmak istediğim insan olabilmem
Çok vakit alıyor.
Karşılık vermek
Düşünmekten çok daha basit.
"Bütün sevdiklerinle iyi ayrılman gerek"
Hangisi son görüşme olacak bilemiyorsun.

Öğrendim ki bazen
'Bittim' dediğin andan itibaren
Pilinin bitmesine daha çok var.
Sen tepkilerini kontrol edemezsen
Tepkilerin hayatını kontrol eder.
Kahraman dediğimiz insanlar
Bir şey yapılması gerektiğinde
Yapılması gerekeni
Şartlar ne olursa olsun yapanlar.
Affetmeyi öğrenmek deneyerek oluyor.
Bazı insanlar sizi çok seviyor
Ama bunu nasıl göstereceğini bilemiyor.
Ne kadar ilgi ve ihtimam gösterseniz
Bazıları hiç karşılık vermiyor. Ah ah!!!
Para ucuz bir başarıymış....

Öğrendim ki
En iyi arkadaşla sıkıcı an olmaz.
Düştüğün anda seni tekmeleyeceğini düşündüklerinden bazıları
Kaldırmak için elini uzatır.
İki insan aynı şeye bakıp
Tamamen farklı şeyler görebilir.
Aşık olmanın ve aşkı yaşamanın çok çeşidi vardır.
Her şartta kendisiyle dürüst kalanlar
Daha uzun yol yürüyor.
Hiç tanımadığın insanlar,
iki saat içinde,
senin hayatını değiştirir.
Anlatmak ve yazmak ruhu rahatlatır.
Duvarda asılı diplomalar
İnsanı insan yapmaya yetmez.

Öğrendim ki birde ...
Aşk kelimesi ne kadar çok kullanılırsa, anlam yükü o kadar azalır.
Karşısındakini kırmamak ve inançlarını savunmak arasında çizginin
nereden geçtiğini bulmak zor.

Öğrendim ki...
Gerçek arkadaşlar arasına mesafe girmez.
Gerçek aşkların da!
Tecrübenin kaç yaş günü partisi yaşadığınızla ilgisi yok
Ne tür deneyimler yaşadığınızla var.
Aile hep insanın yanında olmuyor.
Akrabanız olmayan insanlardan ilgi, sevgi ve güven öğrenebiliyorsunuz.
Aile her zaman biyolojik değil.

Öğrendim ki gerçekden...
Ne kadar yakın olursa olsunlar
En iyi arkadaşlar da ara sıra üzebilir.
Onları affetmek gerekir.
Bazen başkalarını affetmek yetmiyor.
Bazen insanın kendisini affedebilmesi gerekiyor.
Yüreğiniz ne kadar kan ağlarsa ağlasın
Dünya sizin için dönmesini durdurmuyor.
Şartlar ve olaylar,
Kim olduğumuzu etkilemiş olabilir.
Ama ne olduğumuzdan kendimiz sorumluyuz.
İki kişi münakaşa ediyorsa,
Bu birbirlerini sevmedikleri anlamına gelmez.
Etmemeleri de sevdikleri anlamına gelmez.
Her problem kendi içinde bir fırsat saklar.
Ve problem, fırsatın yanında cüce kalır.
Sevgiyi çabuk kaybediyorsun, pişmanlığın uzun yıllar sürüyor.

...çok düşünmek lazım karar vermek için...