28 Şubat 2013 Perşembe

Gökhan Türkmen - Aşk Lazım



Aşk Lazım


Tenimden gözlerimden söküp almak kolay mı yüreğimden;
Bir resim kalır bugün, yeni doğan güneş gibi gökyüzünden

Dilim varmaz, kalır durmaz, sonu görmek kolay mı gün geçmeden
Duvarlardan, koşmalardan, sıkıldım bunaldım tafralardan


Aşk lazım, sevmeye yürek lazım, günlerce gülmek lazım,
Elinden tutmak lazım
Söz lazım, bitmeyen bir tat lazım,
Denizler boyunca uzanan kumlarda yatmak lazım


Sesim çıkmaz, acım dinmez, seni sevmek kolay mı ta derinden
Gidip geldim, zarlar attım, aşkta kazanmak kolay mı sevişirken

Dilim varmaz, kalır durmaz, sonu görmek kolay mı gün geçmeden
Duvarlardan, koşmalardan, sıkıldım bunaldım tafralardan

Aşk lazım, sevmeye yürek lazım, günlerce gülmek lazım,
Elinden tutmak lazım
Söz lazım, yepyeni bir tat lazım,
Denizler boyunca uzanan kumlarda yatmak lazım

Gelirsen; bir yaz daha benimle, doyarsan ellere
Benimsen; kapı açık dönersen, çıkarım göklere


Aşk lazım, sevmeye yürek lazım, günlerce gülmek lazım,
Elinden tutmak lazım
Söz lazım, bitmeyen bir tat lazım,
Denizler boyunca uzanan kumlarda yatmak lazım

12 Şubat 2013 Salı

Bulduklarım vol13

Ne hesabını veremeyeceğim bir günüm oldu ne de vicdanımı lekeleyen bir geçmişim... Ne hissettiysem onu söyledim , onu yaşadım... Yaşadığım bir tek andan bile pişmanlık duymadım... 

Asla keşkelerim olmadı... Hiçbir zaman kendimle vicdan muhakemesi yapmak zorunda kalmadım... Karşıma bazen gerçek yüzler, bazen sahteler çıktı ama olsun ben yine sadece hislerimle yaşadım.. 


Asla sevmediğim birine seni seviyorum demedim, ya da asla birini severken karşılığını beklemedim... Dostluğuma değer biçmedim, sevgime ise hiçbir zaman sınır çizmedim... 


Sevdiysem sonuna kadar gittim,bitirdiysem öldürse de hasreti geriye dönmedim... Bazen çok kırıldım, bazen belki de kırdım... Ama hata insana mahsustur dedim.. 


Affettim , af diledim.. 

Kimileri birden fazla kırdılar kalbimi ama ben onları yinede affettim..Onlar belki beni saflıkla yargıladılar.Belki de içten içe sinsice güldüler... Ama asıl unuttukları şuydu... Ben aldanmadım... 

Aldanan her zaman kendileri oldular ama bunu anlayamadılar... Bir insan kaybının ne olduğu bilemedikleri için... Kaybetmek onlar için bir alışkanlık haline geldiği için... Oysa ben hiç insan kaybetmedim... Sadece zamanı geldiğinde vazgeçmeyi bildim o kadar.



Mesajlaşmak



- Sozumu tutmak ıstedım, en azından bırını, nolursa olsun celal ıle ceren fılmıne gıdıcektık beraber, uzgunum

- gittin mi filme?

- Gıttım

- kismet degilmis.

- Ya oyle.

- guzel miydi bari?

- Adam gururunu ayaklar altına almayan bı tıp fena halde kıza asık oldugun halde arkadaslarının sozunu dınleyıp kendı hatası varken kızdan ayrılıyo snrada pasa pasa kıza gerı donuyo, elde etme cabaları guzeldı

- zaten arkadaslarinin lafina uyup hareket etmek yanlis, insan duygulariyla hareket edince pisman bile olmuyor.

- Onunda duyguları vardı ama kendınce ben ne takıcam onu edasıda vardı, bazen dısardakı bırınden cok ıc sesıde ıhanet eder ınsana ve ona uyarsın bazende

- Allah'ima şükürler olsun daha kendime ihanet etmedim. duygularimin sozune ve mantigim dogrultusunda karar veriyorum. zaten en dogru karar mekanizmasi bu degil mi?

- Bılmem, ben pek mantıgı kullanamadım, perı masallarına hep ınanarak buyudum, hala ınanıyorum yanı dırenıyorum bırının gelıp butun kusurları kusursuz yapacagına ınanıyorum, ama bu mekanızma pek ıslemıyor sanırım.

- aynen oyle, bunlara artik sadece cocuklar inaniyor. bizim yasimiz gecti peri masallari icin. buyuyup olgunlasmamiz lazim. daha dogru ve cesur kararlar verebilmek icin.

- Ben cocuklugumu sevıyorum ama, herkes hayatın telasında kopmus gıdıyor ben o telasada kaybolmak degıl, brıyıle cocuklasmak ıstıyorum, olgunluk eger acı cekerek ogrendıgımız seylerse cok gec farkına vardıgımız yanı, bunu yapan ınsanlar var hayatımızda zaten, gercegın ıcınde guzel bı masal olmalı anlatılabılecek

- dediklerinin hepsinde haklisin ama bu cocukluk hayatimizin %90inda degil %10unda olmali. eger yuzde doksan cocukluk olursa daha cok aci cekip daha cok aglarsin. cunku cocuklar daha cok aglarlar ve daha mizmiz olurlar, bir an once buyumesi istenir. bazi seyler rayina otursun diye...

- Sonrada herkes gbı buyuyunce klıse laf soylenır, cocukken hersey daha guzeldı dıye, sen kımden duydun yaslandıkca hayatı daha cok sevdıgını

- cocukken hicbirseyin farkinda degilgdikte ondan. herkes cocuk kalsa. kim bakacak onca cocuga. cocuklar birbirlerini mi bakacaklar.

- Ben bana cocuk lazım demıyorum, bırıyle cocuklasmak ıstıyorum dıyorm, hem ınsanların hepsı aynı dusunmez, bak sen oyle degılsn mesela bazıları olgunlugu sever, bende olgunlugu severm hatta onu gosterırım ama hayalımdekı ask fılmlerdekı gbı, olmıcak belkı, ama hayalıde guzel

- evet hayal kumak cok guzeldir bnde genelde kurarim. bazende yasarim onlarin icinde. ama cok takildgin zamn hayalinde bogulursun. yasadgin dunya yalan dunya olur. yalanlarinla devam edersin hayatina. bu da hos degil.

- Hayatın hangı evresı hos kı, bır seyler ıcın caba gerek, ınanc gerek, ıstek gerek, eger bırsey ıcın ugrasırsan o sey guzel olur, onu kazanmak ıcın ugrasılan acılara hayat dıyıp cekılırsen hayat tabı hıc hos olmaz.

- evet dediklerinde haklisin bunlar cok dogru seyler ama insanlari biktirmamak gerek. yapilan yanlis davranislar surekli tekrarlanmamali. cunku insan biktigi zamn caba sarfetmekten bile vazgecer. olacagi varsada olmaz zaten o is.

- Bıktırmak derecesı herkezde farklıdır, benm ıcın bıkmak cok cok farklı mesela, ben ılgıden bıkmam mesela hatta onu dıyen ınsanları tuhaf karsılarım, ben ılgısızlıkten bıkarım, umursamazlıktan, vurdumduymazlıktan, kendımde yaptıgım en onemlı seyde sınırlıyken denılenlere kızarm cogunun haklılık payı belkı var belkı yok ama abartılarak kalp kırıldıgı kesın, o yuzden bazı ınsanlar bu olayı fazla lackalastırmıs, hayattan bıksınlar kendılerını kapasınlar o zaman, bu dıyetteym hıc yemıcem demek gbı bısı, halbukı dıyette dıkkatlı yersn zayıflarsın

- ee nereye varmaya calisiyoruz? daha acik olur musun lutfen...

- Hic bir yere, hoscakal!

-hoscakal.


11 Şubat 2013 Pazartesi

Düşmeden Bilemezsin


Gökyüzünden yeryüzüne yolculuk eden bir yağmur damlası gibiyim bu gece. Çok bulutlu bir hava var. Ayı bulutların üzerinde gördüm. En son baktığımda ordaydı yani. Ne kadar güzel eğleniyorduk halbuki bulutların üzerinde. Ne kadar güzel günlerimiz geçiyordu birlikte. Nerden bilebilirdim ki bir gün birinin ayağımı kaydırıp beni bile bile yeryüzüne göndermek isteyeceğini.

Ben düştüm aşağıya. Her şey aslında çok güzeldi. Aşağıya düşüşüm bile… Benimle birlikte düşen çok yağmur damlası vardı. Ve sanki çoğu istekli atlamış gibiydiler. Hiç birinin suratında tek bir damla göz yaşı yoktu. Ben ağlıyordum sadece. Düştükçe parçalanıyordu bedenim. Yavaş yavaş küçüldüm. Gözümün önünden geçti bütün yaşadıklarım. Kimseye çarpmadan yeryüzüne doğru ilerliyordum. Onlarla konuşacak fırsat bile bulamadım bu gece.

Düştüm. Çok hızlı çarptım yeryüzüne. Parçalandım daha fazla. Bütün hücrelerim ayrıldı bedenimden. Ama o kadar kalabalıkmışız ki, ben bunu düştüğümde anladım. Yalnız değildim orda. Yeryüzü kötü bir yer diye çok korkutmuşlardı beni. Korkmuştum, düşmek istememiştim. Ama çok kalabalık bir yermiş. Beni bu bile mutlu etmeye yetti. Yediğim kazığı bile unutur oldum adeta.

Yeryüzüyle tanışmamız pek hoş olmamıştı. Parçalamıştı beni. Ama başka bedenlerle bütünleşeceğimi bilmiyordum ki… Başkalarının parçalarıyla bütünleşmiştim. Kiminin kolunu, kiminin gözünü, kiminin kalbini almıştım. Yola öyle devam etmeye başlamıştım. Burada herkes benim gibiydi ve hiç kimse hiç kimsenin kusurunu görmüyordu. Çünkü herkes kusurluydu. Herkes de bunun farkındaydı.

Büyük bir okyanustu burası,  gökyüzünden bizi çığlıklarla çağıran bir okyanus. Aslında bu doğanın yalvarışıydı. Yardım bekleyen bir doğa. Kendinden çalınanları geri almaya çalışan bir doğa…

Ait olduğum yerdeyim. Burayı seviyorum. Yaşadıklarım olmasaydı nasıl şükrederdim. Teşekkür ederim bana bunları yaşatanlar. Sizin yüzünüzden ben mutluyum işte.

8 Şubat 2013 Cuma

Toprak - Deniz


Biz denizi içerledik
Deniz deşti bizi
Geldi oturdu kalbime
Bıraktı izini

Hiç gitmedi
Hiç terketmedi
Çok zarar verdik birbirimize
Biz onu kirletttik
Yaşanmayacak kadar pislettik
Bir nevi öldürdük onu
İntikam bunun sonu
O yeryüzüyle bir oldu
Herkesi evlerinden kovdu
Bir gece ansızın
Küçük kıyamet koptu

Korktuk bir süre
Küstük denize
Bizden bir parçayı dışladık
Yapamayacağımızı anladık
Döndük yüzümüzü tekrar
Sevmeye başladık bu sefer
Arındırdık onu pislikten
Daha temiz bakar olduk

Belki bir daha 
Kıyameti yaşatmaz bize diye
Ümit ettik

Denizi kucaklayan toprak 
Tekrar barıştı denizle
Sarıldılar son kez
Ayrılmamak üzere



7 Şubat 2013 Perşembe

Einstein’dan 10 Hayat Dersi | Bulduklarım vol11


1. Merakınızın peşinden gidin

"Benim özel bir yeteneğim yok. Yalnızca tutkulu bir meraklıyım."

Sizin merakınızı çeken nedir? Neyi en çok merak ediyorsunuz? Benim merak ettiğim neden bazı insanların başarılı olup bazılarının olamadığıdır. Bu yüzden yıllarca başarı üzerine çalıştım. Merakınızın peşinden giderseniz başarıya ulaşırsınız.


2. Azim paha biçilmezdir

"Çok zeki olduğumdan değil, sorunlarla uğraşmaktan vazgeçmediğimden başarıyorum."

Belirlediğiniz yolun sonuna ulaşacak kadar sabırlı mısınız? Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.


3. Bugüne odaklanın

"Güzel bir kızı öperken düzgün araba kullanan birisi, öpücüğe hak ettiği dikkati vermiyor demektir."

İki atı aynı anda süremezsiniz. Bir şeyler yapabilirsiniz ama her şeyi yapamazsınız. Şimdiye odaklanın ve bütün enerjinizi şu anda yaptığınız işe verin.


4. Hayal gücü güç verir

"Hayal gücü her şeydir. Sizi bekleyen güzelliklerin önizlemesi gibidir. Hayal gücü bilgiden daha önemlidir."

Hayal gücünüz geleceğinizi belirler. Einstein şöyle der: ‘Zekanın gerçek göstergesi hayal gücüdür, bilgi değil’. Bu yüzden hayal gücünüzün hantallaşmasına izin vermeyin.


5. Hata yapın

"Hiç hata yapmamış bir insan yeni bir şey denememiş demektir."

Hata yapmaktan korkmayın. Eğer nasıl okuyacağınızı bilirseniz hatalar sizi daha iyi bir konuma getirebilir. Başarılı olmak istiyorsanız yaptığınız hataları üçe katlayın.


6. Anı yaşayın

"Ben geleceği hiç düşünmem, ne de olsa gelecektir."

Geleceği ayarlamanın tek yolu olabilidiğiniz kadar şimdide olmaktır. Şu anda dünü ya da yarını değiştiremezsiniz. Önemli olan tek an şimdidir.


7. Değer yaratın

"Başarılı olmaya değil, değerli olmaya çalışın."

Zamanınızı başarılı olmak için harcamayın, değerler yaratın. Eğer değerli olursanız başarı kendiliğinden gelecektir.


8. Farklı sonuçlar beklemeyin

"Delilik: Aynı şeyleri tekrar tekrar yapıp farklı sonuçlar beklemek."

Hergün aynı rutinde yaşayarak farklı görünmeyi bekleyemezsiniz. Hayatınızın değişmesini istiyorsanız kendinizi değiştirmelisiniz.


9. Bilgi deneyimden gelir

"Bilgi malumat değildir. Bilmenin tek yolu deneyimlemektir."

Bir konuyu tartışabilirsiniz ama bu size sadece felsefi bir anlayış kazandırır. Bir konuyu bilmek istiyorsanız onu deneyimlemelisiniz.


10. Kuralları öğrenin, daha iyi oynayın

"Oyunun kurallarını öğrenmek zorundasınız. Böylece herkesten iyi oynayabilirsiniz."

Yapmanız gereken iki şey var. Birincisi oynadığınız oyunun kurallarını öğrenmek. İkincisi ise oyunu herkesten iyi oynamayı istemek. Bu iki şeyi yaparsanız başarı sizinle olur!

6 Şubat 2013 Çarşamba

Aşık Olamadıklarım

Kendimle alakalı bir konuya değinmek istiyorum bu gece. Aşık olamadığımı fark ettim. Biraz geç olduğunun farkındayım. Geç olsun güç olmasın demişler. Bende buna inandım işte.

En son aşık oluşumu hatırlıyorum. Ne kadar acı çekip üzülmüştüm. Neler neler yapmıştım onun için de hiç bir şeyi görmemişti. Sırıl sıklam sevdiğimin aşık olduğumun farkındaydı. Sorun onun bana aşık olmamasıydı. Sevgiye boğmuştum onu. Çok fazla gelmişti benim sevgim ona. En sonunda zaten bunalmıştı  sevgimde. O yüzden gidip aldatmıştı beni başka adamlarla.

İşte bu olandan sonra ben tamamen soğudum aşka karşı. Yapamadım başkasıyla. Denedim ama olmadı. Tam diyorum ki "bu sefer aşık olacağım", başka bir sorun çıkıyor karşıma. Olmuyor! Aşk bana uğramıyor senden sonra salak! Bunlar hep senin suçun. Herkesi sen gibi zannediyorum artık. Artık ölesiye bağlanamıyorum birine, sevemiyorum.

Hep bir adım geriden takip ediyorum onu ya da on beş adım geriden desek daha doğru olur. Çünkü yakınlık kuramıyorum. Aşık olduğumu zannediyorum yakınlaşıyorum, beni itecek saçma sapan ufak detaylara takılıyor kalbim. Söz geçiremiyorum bu konuda ona. Soğuyor hemen. Buzdan bir kale inşa ediyor çevresine. İçeri giriş uzunca bir süre yasaklanıyor.


Her şey senin yüzünden eski sevgili. 
Sen yaptın bunu bana. 
Sen getirdin beni bu hale. 


Ne olursa olsun ben geleceğe umutla bakıyorum. 
Elbet her şeyi bana unutturacak biri çıkacaktır karşıma. 
Ben onu bekliyorum, sabırla. 
Bulduğum zaman ise ASLA bırakmayacağım. 
Yeter ki beni yeniden aşık etsin kendine!

5 Şubat 2013 Salı

Kaplan Aşkı Bakidir

Üzerinden kaç yıl geçmesine rağmen unutamamışsın arkadaşım. Bu kadar çok üzülmene dayanamıyorum. Değer verdiğim birisin. Benim için önemlisin. Ne desem boş şu an sanki sana. Çünkü hala ona aşıksın sen. Bunu daha önce sana söylemiştim ben. Ama sen beni hep susturmuştun. Hatırlasana tanıştığımız ilk gece de ondan bahsetmiştin bana. Ben seni dinlemekten keyif almıştım. Sanki alkollü gibiydik. Sen anlattın eski sevgilini, ben anlattım eski sevgilimi... Arkalarından atıp tutmuştuk. Sen sevmediğini söylemiştin, bitmişti herşey senin için. Bense küllerinden doğurmaya çalışıyordum aşkımı. Gel gör ki ikimizde başaramamıştık... Sen içinde ki aşkı yok edememiştin. Bense esen rüzgarla birlikte uçurmuştum külleri.

Ne oluyor da aklına geliyor tekrar tekrar o? Sana onu hatırlatan şey ne? Yapmamalısın böyle, üzme kendini daha fazla. Senin dostun olarak bende seninle birlikte üzülüyorum burda. O acıyı çektin zamanında. Sende ki nasıl bir kalp, bu acının tazeliğini hala koruyor! Çok üzülüyorum canım kardeşim senin bu durumuna. Umarım unutursun onu tamamen. Yeni birisi çıksa karşına ve ona aşık olsan. Sana tamamen geçmişi unutturan biri. Geleceğe umutla ve sevgiyle bakmanı sağlayacak biri... Senin mutlu olmanı o kadar çok istiyorum ki... Aklından çıkar at onu, düşünmekten vazgeç. Sevdin ama bitti her şey artık. UNUT ONU!


Keşke her şey söylediğimiz kadar kolay olsaydı. 

Keşke ağzımızdan çıkan her kelimeyi, kalbimiz onaylasa ve uygulasaydı.

4 Şubat 2013 Pazartesi

Yaşadığın Kadarım


Kelimeler her şeyi anlatır
Ama her şeyi yaşatmaz

Bazen ben bile yabancı olurken
Kendime sana nasıl anlatırım ki beni

Neşeliyim diyeceğim
Belki suratsızlığıma denk geleceksin
Espiriliyim diyeceğim
Belki ağlamalarıma denk düşeceksin.

Özgürüm diyeceğim,
Belki tutsaklıklarımda
Korkularımda
Boşluklarımda yakalayacaksın beni

Kendimi anlatıp
Bir kalıba sığdırmak istemem
Düşüncelerimdeki beni.

Hani yaşamadan bilemeyeceğin şeyler vardır ya

Onlardan biriyim belki
Bazıları için herhangi biri
Bazılar için vazgeçilmez biri
Düşlediğim kadar insanım
İnsan olduğum kadar hatalı
Hatalı olduğum kadar insanım

Ben insanım!

Ne anlatırsam anlatayım
Anladığın kadar
Yaşadığın kadarım

2 Şubat 2013 Cumartesi

Karmaşık - Kesin


Sizi öldüren birini sevdiğinizde, bu size hiçbir seçenek bırakmaz. Nasıl kaçabilirsiniz, nasıl savaşabilirsiniz; yaptığınız şey ya sevdiğiniz kişiyi incitiyorsa? Yaşamınız bütün verebileceğiniz ise, nasıl vermezsiniz? Eğer karşınızdaki kişi gerçekten sevdiğinizse? 
Bazıları dünyanın sonunun ateş olduğunu söylüyor, bazıları da buz, tutkuyu tattığımdan ateşi tercih ediyorum ben. Uyanmanın zamanı geçiyor. İmkansız göründüğü zaman bile. Hatta saatin her tik tak edişi insanın canını acıtsa da. Yavaş yavaş geçiyordu saniyeler. Yalpalayarak ve sessizliklerin içinde sürünerek. Ama bir şekilde geçiyordu. Benim için bile... Tek ve hiç tükenmeyen özelliğim kaybetsem bile kendi küllerimden yeniden doğa bilmemdir. Kötü kısmı kontrol dışı hissetmek... Kendimden emin olmadığımı hissetmek... Tıpkı senin benim yakınımda olmaman gibi, tıpkı diğer hiç kimsenin olmaması gibi... 

Eğer sen varsan cennete ihtiyacım yok!