31 Temmuz 2011 Pazar

Aldatılmak

     Yoktun yanımda, mutlu olmaya çalışıyordum buralarda sensiz. Uzaktayken yakın etmeye çalışıyordum seni kendime. Mutluydum da...

     Her ne kadar uzun bir süredir görmesem de seni senden uzaklarda mutluydum ben. Ta ki beni aldattığını duyana kadar. Şokta kalmaktan üzülmeye vakit bulamadım. Kalbim acıyor. Gerçek kalbim acıyor. Canımı yaktın. Duyduğum andan itibaren herkese agresif davranmaya başladım. Üzülecek miyim? Neye üzülmeliyim? KENDİME!?  Evet kendime üzülmeliyim tabi ki de.

     Ben bu kadar severken, başımın tacı ederken, onda umursamaz tavırların doruk noktası var.

     Yeni kararlar alır ya insan. Bende yeni bir karar aldım. Senin gibi davranacağım. Senin taklidini yapacağım. Gerçi umursamazlığım arkadaşlarım tarafından çok söylenir. Ama gel gelelim bu umursamamazlığı sana yapamıyorum. Yapamıyorum işte elimde değil.

     Ben sana ne var ne yok en ince detayına kadar anlatıyorum. Sense benim yokluğumdan faydalanıp beni aldattın. Çok güzel! Süper bir hayat! Tam istenilen gibi... Hiç kimseden farkın yokmuş meğer senin. Farklı sanmıştım, aşıksın sanmıştım, seviyorsun sanmıştım. Aptallığım bir kes daha kanıtlandı işte. Her zaman ki gibi yanılmışım...

Kim bilir daha başka neler yaptın?
Kaç kişinin kollarına girdin.
Benden uzakta olmak, senin için başka kollar demek mi? 

     Aslında şu an üzülmem gereken tek konu ne biliyor musun? Sana gereğinden fazla değer vermem. Fazla üstüne düşmüşüm. Fazla şımartmışım.

     Suskunluğum değişim zamanı olduğunu söyler. Eğer kalbin acırsa, kendine önem vermeye ve başka insanlarda mutluluğu aramaya başlarsın.

Bakalım gelecek bize ne getirecek??

27 Temmuz 2011 Çarşamba

Fallanmış Fal!

İlk kahve falı baktığım günden beri ucundan kenarından kıyısından köşesinden bir şeyleri tutturuyorum. Yani aslında gördüğüm şekilleri yorumluyorum kafamda. Gerçeğe dayalı hiç bir şey söylemiyorum. En azından ben öyle biliyorum.

Ama işte ne olduysa ilk falı baktığım günde oldu. O gün fala baktım. Dediğim şeyler gerçekleşti. Benimde o günden beri Türk Kahvesi içilen ortamlarda fal bakmam farz oldu. Aslında içimden gelirse bakıyorum falı. İstemezsem bakmıyorum. Zaten çok kısa anlatıyorum. En fazla yirmi cümle söylüyorum. Ama tutturuyorum.





BİLEN BİLİYOR KARDEŞİM, BAKTIĞIM FALIN BİR KISMI OLUVERİYOR.

24 Temmuz 2011 Pazar

Harry Potter!

Bizim kuşağın en nefes kesen sinema filmidir kuşkusuz. Daha 2001 yılında yeni çıkmıştı ilk filmi. Herkes çok heyecanlıydı. İlk iki filmini sinemada izleme şansını elde edemedim ben. Çünkü aileme göre o tarz filmler izlememeliydim. Hayal gücüm genişlememeliydi belkide...


İlk film: FELSEFE TAŞI



Ne kadarda masum bir afiş var karşımızda. Tam anlamıyla bir çocuk filmi. Güzel olaylar geçiyor filmde. Geçmişe dönüyor insan bir daha izleyince.


İkinci Film: SIRLAR ODASI


Filmlerle ilgili bilgiler vermeyeceğim. Zaten çoğu insan bu film serisini izlemiştir. 


Üçüncü Film: AZKABAN TUTSAĞI


Afişler giderek kararmaya başladı ve film artık çocuk filmi olmaktan çıkış için hazırlık yapıyor.


Dördüncü Film: ATEŞ KADEHİ


Artık büyüdüler, tehlikeler arttı. Film korku sahneleri daha çok olmaya başladı.


Beşinci Film: ZÜMRÜDÜ ANKA YOLDAŞLIĞI


Tehlikeler gittikçe arttı. Savaş artık kaçınılmaz. Kötü şeyler olacak.


Altıncı Kitap: MELEZ PRENS


Son yaklaşıyor. Tehlike daha çok artıyor. Karanlık yükseliyor, bazen umutlar tükeniyor.


Yedinci Film: ÖLÜM YADİGARLARI 1


Film artık +13 oldu. Korku heyecanı arttı. Son kitabı iki film halinde sunmaya karar verdiler. 

Sekizinci Film: ÖLÜM YADIGARLARI 2


Ve artık klasikler arasına girebilecek bir film serisi daha raflarda yerini almıştır. Tozlanabilirsin Harry!

14 Temmuz 2011 Perşembe

Bazen bazı şeylerde

zamansız oldu bazen bazı şeyler
istemsiz oldu bazen bazı şeyler
düşünmeden yapmıştım bazen bazı şeyleri
bencil davranmıştık bazen bazı şeylerde
aklımzdaydıı bazen bazı şeyler
okuyorum bazen bazı şeyleri
hala geliyor eskilerin bazen bazı şeylri
sen oluyorsun bazen bazı şeylerde
belki bazen bazı şeylerde hep biz oluyoruz

bölük pörçük geçti bazen bazı şeyler
iyiydi bazen bazı şeyler
belkide kötüydü bazen bazı şeyler
koskoca 4yıldı bazen bazı şeyler
yırtık günlerimizdi bazen bazı şeyler
birleşememiştik bazen bazı günler 
ama hep kalbimizdeydi bazen bazı kişiler
Hamsisi vardı bazen bazı dillerde 
Zeki Feyo'su vardı bazen bazı yazılılarda
Banu'su vardı bazen bazı telfonlarda
Dicle'si vardı bazen bazı uzunlukta
Azam'ı vardı bazen bazı YAZARLIKta
Ali'si vardı bazen bazı çapkınlıklarda
Ahmet'i vardı bazen bazı yağlamalrda
Hale'si vardı bazen bazı süsüyle
Evin'i vardı bazen bazı fondoteniyle
Bilal'i vardı bazen bazı türküsüyle
Sefa'sı vardı bazen bazı kimyalarda
Gökhan vardı bazen bazı ağır şakalarda
Volkan'ı vardı bazen bazı sago'larıyla
Nilay'ı vardı bazen bazı yemeklerde
Uğur'u vardı...
Betül'ü vardıı...
Şeyma'sı vardı...
Beyza'sı vardı...
Ümmü gülsüm'ü vardı...
sonradan gelen Hande'si vardı...
ve Egemeni vardı bazen bazı şeylerde...
12FEN-A vardı bazen bazı şeylerde
şimdi hepsi geçmişte
kalplerimiz umarım hep birbirmizle....
sevgimizle...

10 Temmuz 2011 Pazar

Dün Eğlendik be!

Fotoğraf çekildik dün. İzmit'in kalabalık caddelerine yakın olan 
küçük bir ara sokaktaki merdivenler bulduk.
Bir sürü fotoğraf çekildik. 




Fotoğrafların çekimi herzaman ki gibi Çağrı Bıkmaz yaptı. 
Güzel fotoğraf çekiyor çocuk.
Bizde Eymen'le birlikte poz verdik.
Tabi Çağrı, Eymen'in fotoğraflarını çekmekten
hoşlandığı için genelde onun fotoğraflarını çekti.




Yorulduk yorulduk.
Evler yüksek gölge yapıyor.
Ama ne fark eder ki sıcak insanı boğuyor.
Dar sokak sauna gibiydi.




Eymen güzel kız da bunun farkında değil :)

4 Temmuz 2011 Pazartesi

Hastayım

Hastayım hasta!

Hemde nasıl hasta olmak. Günlerdir ateşim düşmedi. Bademcikler balon gibi. Ölebilirim. Allah kimseyi hasta etmesin hastanelere düşürmesin.

Bartın'dan Değirmendere'ye gelmeden bir önceki gün hafiften kendini göstermeye başladı hastalık. Ama ateş falan yoktu. Sadece sağ bademciğim şişikti. Ben beze çıktı falan sanmıştım. Durum böyle değilmiş, benim bademcik şişivermiş.

Şimdi ise penisilin vuruyorlar sabah akşam benim kalçalara. İlk başta bir yanma oluyor ama hastaneden eve gelene kadar bütün acısı geçiyor. Ben penisilini en çok acıtan, ağrı veren ilaç diye duymuştum ama sadece yapılırken bir yanma hissi oluşuyor hepsi bu.

Ben hala çok hastayım.