23 Şubat 2012 Perşembe

Eurovision 2012 Turkey's Song - Love Me Back (Can Bonomo)



Can Bonomo 

Love Me Back ( Şarkı Sözü )

Hey hey baby love me back today
-Oh Hey, Hey ! Bebeğim bugün de beni sev
Never ever sink my ship and sail away
- Batırıp gemilerimi yelken açma uzaklara

Oh oh oh baby don't shut me down
- Oh oh aa ! Bebeğim beni geri çevirme
Give me all the love i need and i will be gone
- Sen bana bütün aşkını ver , ben giderim uzaklara

I'm a lonely sailor , drinking the night away
- Ben yalnız bir denizciyim. İçerek geçer gecelerim
My ship is made from away
-Gemim umuttandır benim
She's searching for your bay
-Arar durur senin denizlerini

Hope on to my ship baby I'll make you fly
- Hadi sen de atla gemime, ayaklarını yerden keseyim
You love me and you know that baby don't you lie
- Sen de beni seviyorsun bebeğim, bana yalan söyleme

 Love me like I love you and say na na na na na na na na...
- Sen de beni , seni sevdiğim kadar sev ve söyle Na Na Na

Oh oh oh we need a bit of rock'n roll
- Oh oh oh bizim bir rock'n roll'a ihtiyacımız var
Baby don't you crush my soul and make me fall
- Ruhumu ezme bebeğim ve beni düşürme
 Hey hey baby love me back today
- Oh hey hey hey bugüb sen de beni sev
Never ever sink my ship and sail away
- Batırıp gemilerimi yelken açma uzaklara

Hope on to my ship baby I'll make you fly
- Hadi sen de atla gemime, ayaklarını yerden keseyim
You love me and you know that baby don't you lie
- Sen de beni seviyorsun bebeğim, bana yalan söyleme
Love me like I love you and say na na na na na na na na...
- Sen de beni , seni sevdiğim kadar sev ve söyle Na Na Na


Pirates, high seas, coutions, cannons and potions
- Korsanlar , açık denizciler , tehlikeler , toplar ve iksirler
A sailor's passion can always conquer the oceans
- Bir denizcinin tutkusu okyanusları fetheder
Sing with me my children
-Benimle söyleyin çocuklarım
Nan nay, nan nan nan nay nan nan nan nay....
Hope on to my ship baby I'll make you fly
- Hadi sen de atla gemime, ayaklarını yerden keseyim
You love me and you know that baby don't you lie
- Sen de beni seviyorsun bebeğim, bana yalan söyleme
Love me like I love you and say na na na na na na na na...
- Sen de beni , seni sevdiğim kadar sev ve söyle Na Na Na

22 Şubat 2012 Çarşamba

Hayat Devam Ediyor

Bu teknolojiden uzak boş odada daha fazla ne yapılabilir ki? Kitap okumak, duvarlara bakmak, temizlik yapmak vs. hariç. Nefes alıyorum aslında. Arada bir de değil üstelik. Sürekli. Her an, her saniye nefes alıyorum, nefes veriyorum. Pek şaşırtıcı bir durum değil bu sanırsam. Çünkü herkes her zaman yapıyor bunu. Saçma bir olgudan oluşumdan bahseder oldum, biliyorum.

Yalnızlık işte bu. İnsana ne zaman, nerede, nasıl saçmalayacağını söylemiyor. Bir anda vuruyor darbeyi, gittikçe ağırlaşıyor sonra. Belki bir balyozun ağır çekim inişi izler gibi değiyor bedenime. Sonra hiç bir şey olmamış gibi geri çekiliyor. Üzerime bıraktığı yaralar ile beni baş başa bırakıyor. Ve sonra zil çalıyor. Yaşasın! Sonunda yalnızlığımın tepe noktasına ulaşmıştım!

Bir aşkın olmasına gerek yoktu kollarımda. Alıştım artık yalnızlığa. Yalnızlığımlayım derken sanki biriyleymişim gibi bir hisse kapıldım.Var mıydı öyle bir şey gerçekten? Eğer ben tek isem burada öylece bir başıma burada duruyorken, yalnızlık dediğimiz şey neredeydi? Hani neredeydi? Ben burada yalnız mıydım? Yalnızlıkla birlikte miydim? Eğer yalnızlıkla birlikteysem , neredeydi yalnızlığım? Ya da ben yalnızsam, ben kimdim? Yalnız olan neydi?

Öff! Telefon çaldı. Kimdi ki bu saatte arayan? saat 01:03 Bu saatte neden arıyorsun ki, yat uyu kardeşim! Bütün yazacağımı unutturdun bana. Aklımı başımdan aldın sağol. Sanki çok aklı başında bir yazı yazdım da... Neyse benden bu gecelik bu kadar, iyi geceler. Tabi öyle bir şey mümkünse...


20 Şubat 2012 Pazartesi

Eski Dostuma Son Mektup

Yürüyordum her zaman ki gibi aynı sokaklarda aynı caddelerde. Soğuktu dışarısı ama tıklım tıklım kalabalıktı caddeler. Adım atacak yer yoktu. Arabaya doğru ilerliyordum.

Aklımda o yoktu. Onu görmeyi uzun zamandır düşünmemiştim. Artık görmekte istemiyordum aslında. Alıp başını gitmişti. Eski sevgilimden falan bahsetmiyorum, eski bir dosttan bahsediyorum. Fetiye'ye doğru inecekken yanlışlıkla kafamı yukarı kaldırmam ile başladı. Nedense bir şey kafamı kaldırıp oraya bakmamı, tam onun göz bebeklerinin içine bakmamı istemişti. O, o esnada sevgilisine hummalı bir şekilde bir şeyler anlatıyordu. Sevgilisi beni sevmezdi zaten. Nedense saçma bir şekilde beni kıskanırdı. Onu gördüğüm anda şapşal bir gülümseme belirdi suratımda. Gerçekten saçmaydı. Onu çıkarmıştım hayatımdan ve yıllar sonra onu ilk defa görmüştüm. Hiç değişmemişti. Yavaşça elimi kaldırdım ve istekli bir biçimde selam verdim. Sevgilisini tanıyor olsaydım ona da selam verirdim. Ama beni tanımayı o reddetmişti. Zaten gerekte yoktu o saatten sonra. O ise nezaketen elini kaldırdı şöylece üstün körü bir selam verip kafasını hemen sevgilisine doğru döndü ve o anlattığı şeyi anlatmaya devam etti.

Şaşırmıştım. Hemde çok fazla. Acaba sevgilisi yanında diye mi böyle yapmıştı. Soğuk ve uzak bir selam vermişti bana. Halbuki daha önceden sahilde gördüğü zaman sarılıp ağlamamış mıydı? Göz yaşlarını görmüştüm, ne kadar silmeye çalışsa da. Aynı kişi miydi? Değişmiş olamaz mıydı? Hayatına girip çıkan insanlar onu da değiştirmiş olamaz mıydı? Kim değişmemişti ki? Herkes değişmişti. Eskisi gibi değildi hiçbir şey.

Sevgilisinin yanında olmadığı bir gün mesaj atar diye düşündüm. En azından sohbet eder, gırgır şamata yapardık. Ama mesaj atmadı. O saatten sonra telefon numaramı da sildi diye düşündüm. KADER! Bundan sonra önemli değil zaten. Lisede kalmış eski bir dost benim için o kişi. Bundan sonra selamımı veririm öyle de geçer giderim. Dallandırıp budaklandırmaya gerek yok. Konuşacak bir şeyimiz kalmadı artık onunla. Herkes istediği hayatı yaşar. Eski sıra arkadaşım, herşey gönlünce olsun. Mutlu olasın! djj*

12 Şubat 2012 Pazar

14 Subat

14 Şubat yaklaştı. Topu topu şurada 2 güncük kaldı. Şimdi sevgilisi olanları bir dert bir telaş kapladı. "onu mu alsam?" "bunu mu alsam?" "acaba beğenir mi?". Aslında verilebilicek en güzel hediye yanınızdaki insanın varlığıdır.Siz küçük hediyelerle fazla meşgul olmayın. Aldığı hediye ne olursa olsun, sizi düşünmüş. Gitmiş hediyesini almış. Bence bunu düşünmek bile güzel. Sevgilinle olduğun her gün, aslında bir sevgililer günü. Değerini bilmek lazım, sadece bir güne bel bağlamamak lazım.




Bir de bu günü, yani sevgililer gününü yalnız geçirenler var. Onlarda fazla takmasınlar kafalarına. Eski sevgililerine mesaj atmasınlar. Kendilerini küçük düşürür bu durum. Ben geçtiğimiz sene eski sevgilimden "sevgililer günün kutlu olsun" tarzında bir mesaj almıştım. Bu duruma çok gülmüştüm. Tamam benim mutluluğumu düşünmüş mesaj atmış ama hoş bir görüntü değil. Boş bir insan bunu yapar. "Sevgilim yok, keşke sen olsaydın yanımda" demek gibi birşey bu bence. Ben böyle algıladım.



Gidin ve sevdiğinize onu sevdiğinizi söyleyin (ama söylenebilecek en romantik şekilde) sonrasında zaten "onu almış" "bunu almış" triplerinize girmez sevgiliniz.


SENİ SEVİYORUM AŞKIM!

7 Şubat 2012 Salı

Karışıklık - 1


Bu aralar pek fazla yazamıyorum. İlham gelmiyor belki ondandır. Zaten gezip tozmaktan, dostlarımla vakit geçirmekten bilgisayar başına oturmaya vaktim kalmıyor. Bu aslında iyi bir şey çünkü, Bartın'da olduğum zaman zaten bilgisayar bağımlısı gibiyim. Bu bilgisayar denen laneti anca burada koynumdan çıkartıp masanın üzerine koyabiliyorum. Yoksa benim kucağımdan hiç inmez bilgisayarım. Hani bazı insanlar sosyalleşmek için giriyor bu internet denilen şeye. Ama çok saçma evden çıkmadan bir insan sosyalleşemez. İçi sıkılır be adamın sürekli dört duvar arasında olmaktan. Kimine göre bu internet dünyası daha geniş, daha büyük. Tamam doğru, haklı olabilir. Aradığın herşey burada mevcut. Fakat çıkıp yaşaman gereken bir hayat var dışarda. Ondan mahrum kalmamalısın. Biraz dışarı çıkıp cafelere gidip çay kahve içmelisin. Ne biliyim bidip bi mağazaya alışveriş yapmalısın. Bir yararın dokunmalı yani canım :) yoksa sürekli bilgisayar başında otura otura asosyal bir tip olur çıkarsın karşımıza. Evlenemezsinde ....

Güzel Bir Günden


Güzel bir günden kalma en sevimli kare. Sizleri seviyorum canlarım.


5 Şubat 2012 Pazar

Merhaba İzmit

Sonunda Bartın'dan kurtuldum. İzmit sınırları içerisindeyim. İstediğim yer burası. Burada daha mutluyum.