30 Ocak 2012 Pazartesi

Koç Erkeginin Aşkı


"Savaş gezegeni" olarak anılan Mars, Koç burcu erkeğine cesaret, atılganlık, çekicilik, kadınları (ve aslında galiba herkesi) etkileme gücü, hiddet, şiddet ve enerji verir.

Onlarla geçinmek veya yarışmak hiç kolay sayılmaz. Bir kere doğru bildiklerinden asla şaşmaz, rekabette de kolay kolay alanı başka birine bırakmaz.

Bu erkeğin en önemli özelliklerinden biri de kendine hayran olmasıdır.

Bu kendine hayranlık kimi zaman kibirlilik düzeyine de ulaşabilir. İşte o zaman Koç burcu erkeğinin çevresindekilerin hayatı iyice zorlaşmış demektir.

Bir Koç Erkeğini daha uzaktan gördüğünüz anda tanıyabilirsiniz. Yaydığı elektrik öylesine güçlüdür ki, patlamak üzere olan bir volkanın uyandırdığı duyguyu uyandırabilir. Heyecan, macera ve yoğun duygularla dolu bir romantizmin hepsini birden istiyorsanız, Koç Erkeği tam size göre demektir. Yok, şayet sakin, dingin ve güven uyandıran huzurlu bir aşk istiyorsanız ve karşınıza da bir Koç çıktıysa, topuklarınızın üzerinde tereddüt etmeden 180 derecelik bir dönüş yapın ve arkanıza bile bakmadan uzaklaşın. Hem de vakit kaybetmeden.

Sizin tam arzuladığınız gibi güvenli bir aşık olacaktır, ama enerjisiyle başa çıkabileceğinizi hiç sanmıyorum. Zaten kendisi de kendiyle zaman zaman başa çıkamaz. Kaldı ki, sizden böyle bir şey beklemek, olmayacak bir şey. Ama şayet bir Koç'a aşıksanız onun enerjisiyle başetmek zorundasınız. O ağır kanlı, heyecansız, sakin bir kadına sabır gösteremez. Hoş gerçi, hiçbir şeye sabrı yoktur. Hatta kendine bile? Ve aşık olsa bile, size de sabır gösteremeyecektir. Şayet sabır göstermek zorunda kalacak olursa, ki başlangıçta size ayak uydurmak için elinden geleni yapacaktır. Hatta belki de yanıltacak kadar sakin ve telaşsız davranacaktır. Ve tabii bu sadece sizin yanılgınızdır. Çok çeşitli ve de birbiriyle alakasız ne kadar çok şeyle ilgilendiğini anladığınız zaman yanıldığınızı da fark edeceksiniz.

ATEŞ PARÇASI Üstelik bunun için fazla zamana da ihtiyacınız olmayacak. Ve kısa bir süre içinde bir ateş parçasıyla birlikte olduğunuzu anlayacaksınız. Bu yerinde duramayan, cesur, atak ve coşkulu erkeğin ilgisini sürekli olarak aynı derecede tutmak için büyük bir enerji harcamanız gerekebilir. Zira daha önce de belirttiğim gibi Koçlar ağır kanlı ve mız mız kadınlara katlanamazlar. İlgileri aniden sönebilir. Aniden olmasa bile zaman içinde (kısa bir sürede) aşkı azalacak ve sonunda da kaybolacaktır. Koç erkeği flört etmekten hoşlanır. Ancak, gerçek bir aşka rastlayana kadar? Ve gerçekten aşık olduğu zaman onun kadar sadık zoydakta başka bir burcun erkeğine rastlayamazsınız.

İşte karşınızda eski zamanların maço erkeklerine en çok benzeyen adamlardan biri. Kırmızı, hareketli ve savaşa bayılan bir gezegenin çocuğu o, bir savaşçı, geleceğin hükümdarlarından biri. Korkusuz ve cesur, girişimci ve donanımlı, yeni deneyimlere açık. Hayatının tek bir saniyesinde bile sıkıcı olmayan bir erkek. Sizin hedefinizse onu kafasına sürekli meşgul eden mesleğinden biraz olsun uzaklaştırıp hayatın çekici yönleriyle tanıştırmak, belki de onu cinselliğin doruklarında dolaştırmak. Aksi takdirde onu elde etmeniz ya da elinizde tutmanız imkânsız. Aslında Koç erkekleri de tıpkı Koç kadınları gibi aşka düşkün olurlar. Ama bu burcun kadınlarından farklı olarak erkeklerinin aşkları saman alevi gibi parlamaya meyillidir. Bir Koç erkeği âşık olduğunda dışarıdan bakan bir gözlemci o erkeğin hayatının aşkını bulduğunu düşünebilir, âşık olunan kadınınsa ayakları tek kelimeyle yerden kesilir. Üstelik Koç erkeği hislerinde samimidir, yalan söylemez, gerçekten tüm kalbiyle bağlanır, tüm varlığını o kadının ayakları dibine serebilir, o kadın uğruna dünyayı yerinden oynatabilir.

O karşısında daima bakımlı, hoş görünümlü, oturup kalkmasından sözlerine kadar dikkat eden, zarif bir kadına aşık olabilir. Ve tabii bütün bunlarla birlikte sadece ve sadece kendisiyle ilgilenen. Mesela onun yanında arkadaşlarınızla dedikodu etmemelisiniz. Ya da annenizden yemek tarifini o yokken almalısınız. Saçlarınızda bigudiler, yüzünüzde güzellik maskesiyle dolaşmamalı, özel bakımınızı ona görünmeden yapmalısınız. Onun ideal aşkı, daima hoş görünümlü, romantik duygularını canlı tutmayı başaran bir kadındır.

ÇOK ROMANTİKLER şayet romantizmi ihmal edecek olursanız, önce büyük bir düş kırıklığına uğrayacak, sonra da öfkelenecektir, daha sonra da ideal aşkını aramaya gidecektir. Çünkü Koç erkeği idealist olduğu kadar egoisttir de. Pervasızca balıklama daldığı aşkın içinden aynı pervasızlıkla çıkacaktır. Yoksa, hatalarını düşünmeye başlar. Ve sakın böyle bir şey yapacağını beklemeyin. Hatalarını kabul etmek yerine ölmeyi tercih edebilir. Ya da içindeki aşkı öldürmeyi. Aşkının parçalanmaya başladığını anladığı zaman bunu kurtarmak için elinden geleni yapacağını da bilmelisiniz. Fakat, bütün uğraşlarına rağmen toparlayamıyorsa, daha fazla uğraşmayacaktır.

Koç erkeği eşinin hem son derece çekici bir kadın, hem de her türlü işin üstesinden gelebilecek kadar cesur ve güçlü olmasını ister. Kendine eşit olduğuna inandığı bir kadına aşkı bitmeyecektir. Tabii bu arada kendi eşiti olmakla birlikte bir adım arkasından da gelmenizi bekleyecektir.

Hem son derece bağımsız, kendi fikirleri olan ve bunları uygulayan bir kadın olmalısınız, hem de onun hoşlandığı her şeyden hoşlanmalısınız. Tabii bu arada o sizin hoşlandığınız her şeyden hoşlanmak zorunda değildir. Sanırım durumu kavrıyorsunuz. Fakat, onu seçen de sizsiniz. Zaten böyle olmasını istememiş miydiniz? Şayet gerçek bir kadınsanız bütün bunlar size zor gelmeyecektir. İşte o zaman müthiş bir aşk hikayesinin baş kahramanısınız, demektir. Koç erkeği ile evlenecek olursanız, evin tek hakiminin o olacağını şimdiden kabullenseniz iyi olur. Tabii bu arada para işlerini de onun idare edeceğini hesaba katmalısınız.

Bütün bunlarla birlikte parasının hesabını da bilmeyeceğini unutmamalısınız. Hatta yapacağı harcamalar yüzünden ayın sonunu çok zor getirebileceğinizi? Ama merak etmeyin sizi hiçbir koşulda aç bırakmayacaktır. Belki pek çok kazanacak, fakat geldiği gibi de gidecektir. Ancak, size karşı da cimri olmayacaktır. Zaten bir Koç bencil olabilir, ama kimse onun için cimri diyemez. Yani yapacağı harcamaların büyük bir bölümünü kendisi için yapacaktır ve kalan parayı da sizin için harcamaktan çekinmeyecektir. Tabii siz bu kadar büyük endişeler duyup söylenmeye başlayabilirsiniz. Bunu sakın yapmayın. Tabii Koç eşinizin gitmesini istemiyorsanız. Bir Koç Erkeği etrafta kimse olmadığı zaman sadece sizinle başbaşayken bile dırdır edilmesinden hoşlanmaz.

29 Ocak 2012 Pazar

Birlikteliklerim



İşte olmazsa olmazlarım bunlar :)

Daha ne olsun ! :)

23 Ocak 2012 Pazartesi

SEREBRO - Мама Люба



Mama Lyuba

Na tvoikh divanakh skhodim s uma my,
My kak dve madamy posle nirvany.
My tak letali, chto ne zametili tvoyu mat.
I ona skazala, chto ya prosto blad

Mama Lyuba davai, davai, davai,
Mama Lyuba davai, davai, davai,
Mama Lyuba davai, davai, davai.

Mama Lyuba davai, davai, davai,
Mama Lyuba davai, davai, davai,
Mama Lyuba davai, davai, davai.

Nasha-nasha krovatka delala shik-shik,
Ya tvoe pianino, a ty moi nastroischik.
My tak letali, chto ne zametili tvoyu mat.
I ona skazala, chto ya prosto blad

Mama Lyuba davai, davai, davai,
Mama Lyuba davai, davai, davai,
Mama Lyuba davai, davai, davai.

Mama Lyuba davai, davai, davai,
Mama Lyuba davai, davai, davai,
Mama Lyuba davai, davai, davai.

21 Ocak 2012 Cumartesi

Adı: Herşey

Zormuş sevmek
Adını koyamamak
Benim diyememek
Hep yakın hissedipte
Hiç yakın olamamak
Zormuş sevdiğine bir el uzatıpta
Yavaş yavaş geri çekmek
Ve ona dokunup kokusunu hissedememek
Adı hasret bunun...
Adı özlem...
Adı rüya...
Adı hayal...
Adı uzak...
Adı acı...

16 Ocak 2012 Pazartesi

Adele Eurovision Yolunda(ymış)

Bugün bütün gün bu haber dolaştı sosyal medya sitesi olan Twitter'da. Ne kadar doğru ne kadar yanlış bilmiyorum. Eurovision'un resmi sitesinde bu tarz bi habere rastlanmıyor. Ama Can Bonomo Adele ile tanışacağını söylemiş Twitter'dan. İşte Adele'in Eurovision'a katılacağını duyanlar twitter'da neler demişler bir göz atalım.

(Adele - Someone Like You ) Dinlemek için tıklayınız.










Anılarda Yandı Onunla

Lise son sınıf öğrencisiydim o zamanlar. Aşık olduğum bir Hayat vardı. Onun adı Hayat'tı. Çok güzel günler geçirmiştik birlikteyken onunla.Bol bol gezerdik "O park senin bu park benim" diyerek. Sinemaya giderdik. Bütün günün yorgunluğunu çıkarmak için. Ve her görüşeceğimiz zaman tek bir adresimiz vardı onunla: NCİTY AVM! Ne zaman görüşme kararı alsak NCİTY buluşma noktamız olurdu. Alışveriş yapmasak bile vitrinlere bakıp bakıp gezmek bile onunla iyiydi. Şimdi o AVM yerinde yok. Biliyor musun? geçen gece yanmış. Anılarımızın geçtiği, buluştuğumuz yer artık yok. Ben oraya her gittiğimde seni hatırlardım biliyor musun? Yürüyen merdivenden yukarı çıkışını izlerdim balkondan. Gülüşürdük birbirimize. Çıkardık 3. kata yemek yerdik. Ben terasa çıkardım sigara içmeye, sen her seferinde bana kızardın. Bıraktırmıştın bana sigarayı hatırlıyor musun? Senin için sigara içmemiştim 2 ay. O terasa çıkmamı engelliyordun. Halbuki sigara bahaneydi, ben o körfezin manzarasına bakmayı seviyordum (Bahanem çok). Oraya her gidişimde aklıma sen gelirdin. Bazen de seni hatırlamak için uğrardım o AVM'ye. Tabi senin bunlardan haberin yok. Şimdi ne yapacağım? Seninle gittiğimiz, gezdiğimiz yer..... Her gün seni göreceğim diye o AVM'ye senden önce gelir ve beklemeye başlardım seni. Seni göreceğim diye kalbim yerinden çıkacak gibi olurdu. Onun adı Hayat'tı, benim hayatımdı. Anılarla yaşatmaya çalıştım, ama olmadı. Yandı bitti kül oldu...

9 Ocak 2012 Pazartesi

Eurovision 2012 Türkiye Temsilcisi Can Bonomo!

TRT'nin yaptığı açıklamalara göre bu sene Eurovision temsilcimiz Can Bonomo imiş. Bakü'de kendisine başarılar dilerim.


Can Bonomo: " Henüz Net bir bilgi yok sarkı hakkında. 1 ay kamp süresi sonra yapabildiğimizin en iyisini yaparız. Kendimle ciddi bir yarış içerisindeyim sonucta bir ülke temsil edeceğim. Büyük bir baskı var. Şarkının dili konusunda net bir karar vermedik, Türkcede, Ingilizcede olabilir. Dostluk, Barıs, Mutluluk, Kardeşlik Üzerine bir şarkı olacak. ESC'de kendimi 1.ci olmaktan ziyade, Türkiye'yi en iyi sekilde temsil edecek bir durumda görüyorum." dedi.









Can Bonomo - Meczup



Can Bonomo - Şaşkın



Can Bonomo - Bana Bir Saz Verin

8 Ocak 2012 Pazar

4 Ocak 2012 Çarşamba

Beni Anlatmış !


Şu anki ruh halimi o kadar iyi anlatıyor ki, bunu ben bile anlatamam :)

Yalancı!

Yalancı insanlar tarihin her devrinde yaşamış ve yaşamaya da devam edecek olan insan tipidir aslında. İki yüzlü insanlar da bu kategoriye aittir tabikide. Yüze gülüp arkadan iş çevirenler. Aslında seni gerçekten sevmeyenler. Sahte oyunlarla dolu bir yaşam sergilerler. Bunlarla başa çıkmak zor olur. Sen onlara güvenirsin, başını yaslar ağlarsın belkide. Onlar gelirler seni arkandan bıçaklarlar. Yavaş yavaş öğreniyor insan. Anasının karnında kimse öğrenmiyor bunları maalesef. Kırgınım biraz. Biraz kırgınım aslında. Bunları düşünmüyor değildim. Düşünüyordum. Ama bir dayanağım yoktu. İçimdeki bu his beni yanıltsın diye çok dua etmiştim. Olmadı. İçimdeki ses doğruyu söylemişti. Onlara güvenmemeliydim. Arkamdan iş çevirmelerine izin vermiştim. Bunların olmasına ben sebep olmuştum bir nevi. Aslında "bir nevi" falan değil, kesinlikle ben sebeptim. Olanlar doğrudan benimle ilgiliydi. Bütün oklar beni gösteriyordu. Arkamdan iş çevirmek bu kadar kolay işte. Yapabilirsiniz hepiniz. Ben her zaman saf ve temiz duygular içerisinde arkadaşlık kurdum herkesle. Ama insan unutuyor işte. İki yüzlü insan çok bu devirde. Çoğuda bana denk gelmiş nedense...


Maskeler takılıyorsa eğer bu dünyada herkesin suratına, en pahalısını istiyorum bende!

3 Ocak 2012 Salı

Sen zaten beni hiç sevmemiştin ki...


çok uzun zamandır birlikteyiz seninle. en azından benim için bu süre gerçekten çok uzun bir süre. kimileri için o kadar uzun olmayabilir. az çok tanıyoruz birbirimizi. her zaman sen karşında o saf çocuğu görmeyi isterdin. bende sana her zaman onu gösterirdim. sen sadece onu tanırdın aslında. bazen karşına çıkardı gerçek olan asıl olan. o zamanlar sevmezdin beni.

gerçi beni hiç sevmemiştin ki sen. sen söz dinleyen birini isterdin. her dediğini boyun eğen birini. bir köle gibi. çoğu zaman buna izin verdim. çünkü dediklerinin kötü bir yanı yoktu. ama işer sonradan sonradan raydan çıkmaya başlamıştı. bazen ne yaptığını bilemedin.

bir köle gibi kullanmaya başlamıştın. öyle olmaya başlamıştı yani. senin isteklerin arzuların oluyor. senin söylediklerin anında oluyor. benim söylediklerim benim istediklerim yalvarıp yakarmalar sonucu oluyordu. pek adil olmayan bir aşktı bizimkisi. bunun sebebi sendin. sen kendini kral zannettin. öyle olmak istedin. kontrol mekanizmasının sende olmasını istedin hep.

bazen çok sıktın dozunu kaçırdın, bunalttın bazen. kaçmak istedim beni bu tıktığın zindandan. kaçtım da. kaçtım ama yapamadım. hemen geri döndüm sana. bu sensiz yapamam demek değil. sen yokken de yaşıyordum ben zaten. ben sana aşık olduğum için geri döndüm her seferinde. ama sen şimdi bırakıp gittin şatoyu. benim istediğim şeydi bu. uzaklaşıp gitmek. olmadı bu senin yaptığın.

senin isteğin demek ki buymuş. sen zaten beni hiç sevmemiştin ki. isteklerin ve arzuların doğrultusunda hareket ediyorum diye benimleydin. küçük bir engele takılınca pes ettin yani sen. zorluklara göğüs geremedin işte. acısıyla tatlısıyla günlerimiz geçti.

aslında şu anda fark ediyorum. ondan kral diye söz ediyorum. kendimden köle. bi kralın sadece bir tane kölesi olmaz ki. ben gittiğim zamanlarda öteki köleler olduğu gibi orda duruyordu. sadece ben ordayken gözde olan bendim. ben gidince kim bilir kim oluyordu gözde. Bence en doğrusu bu. Şato boş kaldığına göre yeni kral olarak kendimi atıyorum! Bundan sonra kölem olarak gelebilirsin ancak buraya.

2 Ocak 2012 Pazartesi

1 yıl oldu !

1yıl oldu işte. Mutlu yıllar "sansasyonel sıradışılık". 
Tam  1 yıldır burada az çok yazdıklarımı, az çok bulduklarımı beğendiklerimi paylaşıyorum. Paylaşmaya da devam edeceğim.
Yazı yazmaktan kimse alıkoymasın beni. Bu yıl daha verimli geçsin her açıdan. Daha çok yazı olsun, daha çok başarı olsun, daha çok sağlık olsun. Akabinde mutluluk ve huzur zaten gelecektir.
Mutlu yıllar iyi seneler herkese!