27 Şubat 2011 Pazar

Live it up 
Here’s your favourite song on the radio
shake your head to the beat- it’s rock n roll
if you’re feeling the world has kicked you down
all you need is just to have a little fun 
hey, it’s time to live it up
my friend, put the record on
sing it loud and let it out
life is beautiful
my friend let it out
life is beautiful give yourself a break, come on and live it up
give yourself a break 
driving on with no map to lead me on
eyes on the horizon and there ‘s no turning round
sometimes i feel, i feel i’m not alone
so let your colors shine right next to mine
hey, it’s time to live it up
my friend, put the record on
sing it loud and let it out
life is beautiful
my friend let it out
life is beautiful give yourself a break, come on and live it up
give yourself a break 
i say my friend life is beautiful
i say my friend life is beautiful
i say my friends put the record on
sing it loud and let it out
life is beautiful
my friend let it out
life is beautiful
give yourself a break, come on and live it up
give yourself a break

26 Şubat 2011 Cumartesi

temizlik

Zor iş vallaha zor iş temizlik yapmak. Hele bir de misafirlerin varsa ve onlar gidene kadar temizliğe devam edemeyecek oluşun çok kötü. Tam işine konsantre olmuşsun pıt diye misafir geliyor, yapacağın temizliğin içine ediyorlar. Ah annem ahhh!! anlıyorum şimdi seni vallahi. Bir yandan çevremdekilere emir veriyorum "onu yap!, bunu yap!, onu yıka!, şurayı sil!" falan filan... Bir yandan da ben kendime biçtiğim temizliği yerine getiriyorum. Allah kolaylık versin bize. Bu temizlikte yapımda  ve yayında emeği geçen canlarıma gerçekten teşekkürlerimi sunar gelen misafirlere bir daha zamanında gelmelerini dilerim.
Mutlu temizlikler!!!!

24 Şubat 2011 Perşembe

unutmuşun

Kuytu köşede kalmış, çekmecenin en dibinde unutulmuş gibidir. Ararsın... Deliler gibi çılgıncasına onu ararsın. Bir gün hiç aklında yokken çıkıverir karşına. "Bende seni arıyordum" dersin. Yalan. Halbuki onu unutmuştun. Aramıyordun artık onu. Ümidini kesmiştin ondan. Bırak ya bu ayakları... Sen gerçekten sevdin mi ki?

20 Şubat 2011 Pazar

70lik rakı içtik

Neden sarhoş olamıyorum. O kadar içtim içtim gene bi halt olmadı. Sarhoşluk bana uğramıyor nedense... Sadece gözlerimin bakış açısı biraz değişiyor o kadar. Dünü hatırlayacak kadar sarhoş olmadım hiç. Hatta eve bazen alkollü gittiğim zamanlarda oldu. Anneme ve babama bunu hiçbir zaman hissettirmedim. En azından ben böyle biliyorum. Belkide anlamışlardır da söylememişlerdir. Her neyse işte ben bir türlü sarhoş olamıyorum. Kendimi kaybetmek istemediğim için olabilir mi? Ya da bilinç altıma "sarhoş olursa kötü şeyler olur" lafı çok mu kazınmış? sarhoş olursam kötü şeyler mi olur? Olursam zaten dünü hatırlamam ki... Yaptığım kötü şeylerin de farkına varmam. Hiçbir şey olmamış gibi hayatıma devam ederim. Eder miyim? Pek sanmıyorum aslında... Çünkü sarhoş olduğum gece neler olduğunu öğrenmek için o gece ortamda bulunan herkese "Neler oldu?" diye sorarım. Kötü bir şey anlatırlarsa benimle ilgili işte o zaman sıçarım. Saçmalamadan içmeliydim. Her zamanda öyle yaptım. Yapacağım.

18 Şubat 2011 Cuma

SIREN

Benim duymak istemediğimi duyuyor musun?
Zorluyorum kendimi duymamak için
Kulaklarımı tıkıyorum
Odama kapatıyorum kendimi
Ses gelmesin diye camları da kapatıyorum
Örtüyorum perdeleri
Ayrılık sireni bu
Daha önce duymuştum
Ne olduğunu bilememiştim
Sonumu beklemişim
Bu sefer duymayacağım
İstemiyorum...
Üç maymundan birini oynuyorum;
Duymuyorum...
Görüyorum ve konuşuyorum
Kaçışanlar var etrafta
soruyorum ama cevap verseler bile duymuyorum
Sıkı sıkıya kapatmışım kulaklarımı
Odak noktam gene sensin
Ne yapabilirim ki artık
Son mu yaklaşıyor?
Nerede bu sirenin kapatma düğmesi?
Lütfen biri şu sireni kapatabilir mi?

16 Şubat 2011 Çarşamba

kapatıp gözlerini karanlığa bak
gökyüzüne çevir yüzünü
derin bir nefes al sonrasında
verirken nefesini 
yavaşça aç gözlerini
ışık var mı?
ay orda mı bu gece?
özledim de ışığı...

15 Şubat 2011 Salı

Sevgililer gününde,
 eski sevgilinin mesaj atıp 
günün anlam
 ve 
önemini belirttikten sonra 
sevgililer günümü 
kutlaması
 bi ilginçti yani... 

11 Şubat 2011 Cuma

bak sen findigin işine

İnternette doğduğunuz günün hangi ağaç olduğunu gösterip ufak bir kişilik testi yapıyorlar. Biraz burçları benziyor. Hangi ağaç olduğunu falan öğreniyorsun işte. Her neyse bende bakayım nasıl bir şeymiş bu dedim. Baktım da.
Fındık ağacı çıktım. Ne alaka pek anlamadım ama zaten böyle şeylerde bir alaka aranmıyor. İşte fındığın yani benim özelliklerim şunlarmış:

(Olağanüstü) Çekici, anlayışlı, insanları nasıl etkileyeceğini bilen, fazla talepkar olmayan, sosyal hayatta aktif ve girişken hatta dövüşken biridir.Popülerdir. Psikolojik durumu çabuk değişir. Kaprisli bir aşıktır. Ama dürüst ve eşine toleranslı davranır. Kusursuz bir yargı yeteneği vardır.

Okuyunca tabi doğal olarak şaşırdım. Benden mi bahsediyordu ne ??

9 Şubat 2011 Çarşamba

ÖZLEMiS OLAMAZ MIYIM?

Bugüne dair

Bugün her yaştaydım ben. Bir ara 30 oldum, bir ara 15'e düştüm. Eskileri konuşunca 50'imdeymiş gibi geldi.
Yalanlar vardı bugün beni 15 yaşında çocuk yapan, Muhabbetim oldu gayet olgunca sorunlarımızdan bahsettiğimiz, o zamanlarda da 30'dum. Evlenip çoluk çocuğa karışmış, günümüzün problemlerinden ve kendimizin sorunlarından konuşmuştuk. Bir ara da eski arkadaşlarla buluşup eskiyi andık işte o an kendimi 50 hissettim. Sanki işim bitmiş artık sadece geçmişi hatırlamaktan zevk alıyordum. Gelecek sanki önemli değilmiş gibiydi. Geleceğimi kurtarmıştım sanki. Gülünç bir gündü benim için. İlginçlikler vardı içinde. Beni ben yapan. Dünyaya istediğim çerçeveden bakmamı sağlayan.

7 Şubat 2011 Pazartesi

Change

İnsanlar değişebilir. Bunu yadırgamamak lazım. Ama çok uzun süredir tanıdığınız bir dostunuz değişirse ne olur?
Durun onuda ben size anlatayım. Afallarsın ilk önce, bu benim dostum değil, hiç öğle konuşmuyor, ne olmuş buna böyle?, iyi mi kötü mü anlayamazsın. İşin özü yadırgarsın ilk önce. daha önce bir kere çözdün bir daha çözersin onun kişiliğin karakterini. Ama bu sefer zor gelir sana onu çözmek. Bir kere yapmıştın ve başarılı bir arkadaşlığınız ve dostluğunuz vardı. Bu saatten sonra insan karakterini neden değiştirsin ki? Değişik ortamlar insanları değiştirir. Okudukları bölümler insanları değiştirir. Bir sayısal öğrencisiyle bir sözel öğrencisinin dünyayı değerlendirişleri farklı olacaktır. Bu da öyle bir şey. İnsan gitti mi, değişmeden geri gelmez. Buna alışmak lazım işte.

5 Şubat 2011 Cumartesi

ee geldim de ne oldu?

Bunalımdaydım. Sürekli değil tabi ki de, arada bir girip çıkıyorum o aleme. Bunalım sebebini ben uzun bir süredir ailemi, dostlarımı, arkadaşlarımı görememezliğe bağlıyordum. Yanılmışım. Gerçekten beni buda tam olarak mutlu etmiyor. Burada da mutsuz olabilirim. Arkadaşlarımın yanındayken dostlarımla iken eğleniyorum, unutuyorum bir takım şeyleri ama gel görelim ki bir şeyler eksik benim hayatımda. Varolması gereken bir şey ama ney? Tam bilmiyorum, emin değilim. Annemi , babamı, kardeşimi çok özlemişim. onların yanında olmak beni gerçekten mutlu ediyor. 
   Neden bu istek? Onlardan bu kadar uzak kalmak acaba beni onlara daha mı yakın yaptı? Ya da bu ayrı kaldığımız dönemde onları çok mu fazla özledim? Bilmem ki. Bir cevabı yok gerçekten bunun. Cevaplayamıyorum. 
    Bunun bile farkında değilim. Soğudum mu ki onlardan? Onun bile farkında değilim. Şizofrenik oldu biraz. Onları seviyorum. Hemde çok seviyorum. Bazıları her ne kadar hayatının hatalarını yapsa da... 

Bence bu yazının bazı yerlerini anlayamadınız. Bu yazı işte benim iç dünyamın dışa vuruşu, anlaşılmaz....

3 Şubat 2011 Perşembe

yoLcuLuk

Buradan ayrılıyor olmuş olmanın verdiği bir mutluluk var mı yüzümde? Bunu kimse söylemedi bana. Belki de tam olarak mutlu değilimdir. Gidiyorum işte kimsenin yine haberi yok. Bunu eğer okursan ben gelmeden sakın beni arama lütfen. Bavul hazır artık bir tek otobüse binip geleceğim. Kimsenin beni almaya gelmesine gerek yok. Bu sefer Kendi başıma sabah sürprizi yapacağım.
Çok duygusuzmuşum.Hala bir odunluktan ibaretim. Neden böyle? Neden bu odunluğumdan vazgeçemiyorum?
Büyümek mi? Ne kadar? Nereye kadar? her yıl zaten büyümüş oluyorum. Neyse şimdi olay bu değil. Olay benim buradan ayrılıp yerime geri dönmem. Buradan ayrılıyorum da, buradaki herkesten mi ayrılıyorum acaba? hatırlayacak mıyım onları, onlar beni hatırlayacak mı? çok soru sordum. görüşürüz İzmit.