23 Mayıs 2011 Pazartesi

İncir Reçeli

Güzeldi. Gerçekten güzeldi bu film. 

Kız doğuştan aids. Bir gün tesadüf eseri gittiği barda TV'de skeç yazan bir adamla yani Metin ile tanışıyor. Zil zurna sarhoş Duygu. Sayıklıyor "sevişmek yok..." Metin anlayamıyor bence neden sürekli bunu sayıkladığını kızın. Sabah olunca Metin uyandığında Duygu'nun çoktan gitmiş olduğunu fark ediyor. 1-2gün böyle geçiyor. Sonra kız yani Duygu tamamen ortadan kayboluyor.


Bir gün tesadüf eseri metroda karşılaşıyorlar. Duygu "ben gitmedim... kaçtım..."diyor. Metin anlamsız şekilde neden ortadan kaybolduğunu soruyor. En sonunda sorulara dayanamayan Duygu büyük bir olgunlukla cevap veriyor "ben hiv pozitifim... senin anlayacağın dille, ben aids'im"... asıl film burada başlıyor işte. Birbirlerine deli gibi aşık iki olgun insan var ve.... Gerçi Duygu'nun yaşı biraz küçük. 


Sonralarda anlatıyor, "beni bu hastalık konusunda en iyi babam anlıyor, kimse anlayamadı beni" diyor.


Filmin adı incir reçeli. Çünkü Filmin ana karakterini olan Duygu incir reçeli hastası. İncir reçeli olmadan kahvaltı etmiyor kesinlikle. 


Metin bir gün sabahları evden çıkıp kaybolan sevgilisi Duyguyu takip ediyor. Nereye gittiğini merak ediyor doğal olarak. Duygu'nun gittiği evi öğreniyor. Bir gün içeriye kapıyı kırarak giriyor. İçeride yatalak bir hasta ile karşılaşıyor. Daha önceden Duygu hiv'in ileri safhalardaki etkilerini anlatmıştı. Metin'de onu hatırlıyor. Duygu'yu o adamın hasta ettiğini, hiv virüsünü ondan aldığını düşünerek adama ileri geri konuşuyor. Yatalak adamı Duygu'nun eski sevgilisi zannediyor.  Rahatladığını düşünerek bara gidip içmeye başlıyor. Ordan çıkıp sahide içmeye devam ediyor. Duygu sahilde Metin'i buluyor. Neye içtiğini soruyor. Metin'de soğuk kanlılıkla "bizim aşkımızın katilini öldürdüm, fişini çektim. Yani bugun yarın ölür" gibisinden laflar ediyor. Duygu çok bozuluyor. Çekip gidiyor tamamen.


Aylarca ortalıkta görünmüyor kız. Bir gün Metin Duygu'nun evine gidiyor, onu bulabilmek için. Evden taşındıklarını öğreniyor. Yatalak olan adamın Duygu'nun babası olduğunu öğreniyor. Dünyası yıkılıyor bir nevi. Kendisini eve kapatıyor aylarca çıkmıyor evinden. Bütün duvarları pencereleri küçük yapışkanlı not kağıtlarıyla dolduruyor. Odanın içine ışık girmiyor artık. 


Metin'in bir gün aklı başına geliyor. Başlıyor bilgisayar başında bir senaryo yazmaya. Bir film bu... Adı: İNCİR REÇELİ... Ortadan kaybolan sevgilisiyle yaşadıklarını anlatmış bütün film boyunca. Film çekiliyor. Filmin galasında Duygu'nun daha önceden birlikte bir cafe'de otururken gördüğü bir adam film tebriği yaparken onu tanıyor ve Duygu'nun nerede olduğunu soruyor. Bir an önce taksiye atlayıp hastahanede yatan Duygu'nun yanına koşuyor.


Her romantik Türk filminde olduğu gibi duygusal bir konuşma yapıyor kız ve sonrasında ölüyor.


Buda filmin müzikal bölümü, pek bir içli söylüyor Metin bey.

Film bu kadar işte anlattım hepsini :) Gerçekten izlenesi bir filmmiş.



Tür : Romantik 
Gösterim Tarihi :
 11 Şubat 2011
Yönetmen : Aytaç Ağırlar 
Senaryo : 
Aytaç Ağırlar
Görüntü Yönetmeni : Metin Turguç ,  Hasan Gergin
Müzik : Engin Bayrak
Yapım : 2010Türkiye


Oyuncular

Sezai Paracıkoğlu , Melike Güner , Barbara Laurens , Sinan Çalışkanoğlu  , Selim Akgül ,Mustafa Uzunyılmaz

.

22 Mayıs 2011 Pazar

Gökgöl Mağarası

Dün tam anlamıyla da olmasa yinede harikaydı.


Sabah kalktığımızda hava kapalıydı. İçimden hiç gelmemişti yataktan çıkıpta Zonguldak'a gitmek. Yağmurun yağmayacağı ümidiyle gittik ama. Bizim çocuklar otobüs kiralamışlar gece geri dönüş yapabilelim diye. Otobüs artık bizim olduğuna göre gezebiliriz. 

Zonguldak'a giderken yol üzerinde GÖKGÖL adında bir mağara varmış. "Girip gezelim mi?" diye sorulunca, gezmeye karar verdik. İçerisi çok güzeldi. Her yer taş kaya, ilerilere gidince bi yerde küçük bir dere bile var. Zaten mağaranın duvarları hep ıslak, tavandan şıp şıp sular akıyor. tam 800metre dağın içine doğru yürüdük. Havalandırma sistemi yoktu mağaranın içinde. O yüzden içeriye doğru gidince oksijenden biraz mahrum kalıyordun. Dönüşü nasıl hızlı adımlarla geldik onu hatırlamıyorum bile. Görülmeye değer bir yer: Gökgöl mağarası.

20 Mayıs 2011 Cuma

Kütahya'da Deprem





Kütahya'da 5.9 büyüklüğünde deprem meydana geldi. 19mayıs2011 saat 23:10/20 . Tam vaktini bilmiyorum. 

Deprem hemen hemen bütün Marmara bölgesinde ve Ege bölgesinde hissedilmiş durumda. 


Daha önceden 17ağustos1999 depremini yaşadığım için depremin nasıl bir şey olduğunu biliyorum. Gölcükten arandım ilk önce bugün. "Deprem oldu, biz iyiyiz" diye. Arayan annemdi. Ben tekrardan İzmit'te bir deprem oldu zannettim. Fakat televizyonu açtığımda Depremin merkez üssünün Kütahya olduğunu öğrendim. 


İlk tepkim şu oldu! "OHA!". Deprem Kütahya'da olmuştu ve taa İzmit'ten hissedilmişti. Demek ki baya kuvvetti bir deprem olmuştu. Az değil 6'ya yakın sallanmış Kütahya.
Umarım çok fazla bir kayıp olmamıştır. Depremin ne olduğunu iyi bilirim. Tek söyleyebileceğim "sakince düşündükten sonra ne yapacağına karar ver" ama tabi bu cümlem büyük bir deprem sırasındaki panikte hiç bir şekilde işe yaramıyor. İnsan o panikle düşünemiyor. Kaçıyor. Bütün hasarlar işte bu yüzden ortaya çıkıyor. 


Sakince düşünün ve ondan sonra hareket edin.

18 Mayıs 2011 Çarşamba

Öğren ;)

Bence de artık sevginin ne olduğunu öğrenme vaktin geldi. Bu sevgi dediğimiz olguyu her şeye karşı duyabiliriz. "Çıkar ilişkisi" yoktur. "O bana nasıl davranırsa ben ona öyle davranırım" yoktur. "Beni neden arayıp sormuyorsun" yoktur. Dediğim gibi bu sevgi KARŞILIKSIZ'dır. Seni sevmeyen insanları bile sevebilirsin. Ama işte senin bunu yapman biraz zor. Sen daha seni seveni doğru düzgün sevemiyorsun ki  :)

Bazı kişiler vardır ya hani, yalnız kalmamak için çok sevmediği birinin yanında geçirir vaktini. Yalnız kalmamak için. Çevresindeki gerçekliklerden uzak bir arkadaşlık sürer. Belkide dostluk sanar o olayı. Aldanır.

Çevremde çıkar ilişkisine dayalı bir dostluğum yok şükür. Çünkü insanlara nasıl davranırsan onlarda sana öyle davranır. Yani ilk yaklaşım önemlidir güzelim. İtici donuk ve suratsız olursan zaten kimse sana güvenipte sevgi beslemez. Neyse daha başka bir şey demeyeceğim.

Hadise - Burjuva

sıkılınca bunalınca karışınca
yalnız kalınca
sen beni hatırla
üşüyünce acıkınca
kendine sıcak bi kucak bakınca
seen beni hatırla
mutluluk benim yanımda

bu meleği bırak o cadıyı ara tek tuşla
a adammısın süslü burjuva
patlar o pasta bebek suratında
kıvır durma tatminsiz diva
yolu kapatma hadi bye bye

adam mısın süslü burjuva
patlar o pasta bebek suratında
kıvır durma tatminsiz diva
yolu kapatma hadi bye bye
yenilince kovulunca
elinde kalanı ucuza satınca
seen beni hatırla
kaybedince kaybolunca
sarılıp yılana dibe vurunca
seen beni hatırla
mutluluk benim yanımda
bu meleği bırak o cadıyı ara tek tuşla
a adammısın süslü burjuva
patlar o pasta bebek suratında
kıvır durma tatminsiz diva
yolu kapatma hadi bye bye
adammısın süslü burjuva
patlar o pasta bebek suratında
kıvır durma tatminsiz diva
yolu kapatma hadi bye bye
hadi bye bye bye bye
bye bye bye
hadi bye bye bye bye
adam mısın süslü burjuva
patlar o pasta bebek suratında
kıvır durma tatminsiz diva
yolu kapatma hadi bye bye
adam mısın süslü burjuva
patlar o pasta bebek suratında
kıvır durma tatminsiz diva
yolu kapatma hadi bye bye
adam mısın süslü burjuva
patlar o pasta bebek suratında
kıvır durma tatminsiz diva
yolu kapatma hadi bye bye
Bi kalp kaç defa sever

Orada bana da var mı yer

Söylesene sevgilim aşk 
kaç beden 
giyer?






Yüreğine sağlık HADİSE süper okumuşsun :)

17 Mayıs 2011 Salı

Yaz geliyorum dedi mi?

Sonunda bahar geldi. Normal şartlar altında mart ayı ile birlikte gelmesi beklenir ilkbaharın ama bu yıl anca mayıs ayında gelebildi ilkbahar. 


Neden böyle yaptı sizce? 


Yer küre bizden intikam mı alıyor? 


Aman canım bunlardan bize ne, sonuçta bahar geldi mi? Evet geldi. Yaz geliyor mu evet çok yakında gelecek. Doğru düzgün bir ilkbahar yaşayamadan direk yaz'a atlayacağız. Daha güzel ve mutlu günler bizi bekliyor. Güneşe merhaba dedik sonunda. Yaslı bulutlar ayrıldı gökyüzünden. Artık yaz geldiğine göre insanlar daha şıkır şıkır fıkır fıkır olabilir. Gözümüz gönlümüz açılsın artık, değil mi? 


Bugün okulda dikkatimi çeken çok şey oldu. İnsanlar ne giyeceklerini şaşırmışlardı. Gündüz öğrencileri, artık sabahın soğuğundan mı bilemem üstlerinde birer hırka ve mevsimlik mont vardı. Ama kızların çoğu en güzeli benim edasıyla gelmişler okula. Görebildiğime baktım, süzdüm. Çoğu gerçekten güzel giyinmişti. Topuklular, kısa etekler, dar pantolonlar, kolsuz bluzlar daha neler neler....  Erkeklerde ise durum biraz daha farklı. Erkekler daha bahara girememişler. 3-5 kişi hariç. Hala koyu renk ve kalın  kıyafetler giyiyorlardı. Yarın öbür gün erkeklere de yaz mevsimi gelir umarım. Açık renk giymenin tam zamanı geliyor işte. Yazın nerede görülmüş kapkara kıyafetlerin giyildiği. Yazın siyah giymek insanı bunaltır ve çok daha fazla sıcak çekerek terlemesini sağlar. Zaten sıcaklar var insanlar terliyor, bide siyah giyerek kendinizi çok fazla terletiyorsunuz. Yapmayın böyle şeyler. İki taktik veriyoruz şurda uygulayın bari :) iyi bir yaz geçirmeniz dileğiyle... :)

15 Mayıs 2011 Pazar

EUROVISION 2012 | BAKÜ

2011 Eurovision şarkı yarışmasını Kardeş Ülke Azerbaycan kazandı! Her ne kadar Türkiye yarı finalde elenmiş ve finalde yarışamamış olsa da, Avrupa da ki Türkler Azeri kardeşlerimizi yalnız bırakmamışlardır. 



Eurovision Song Contest | BAKÜ 2012




Ell / Nikki - Running Scared

14 Mayıs 2011 Cumartesi

EUROVISION 2011 | Büyük Final

  • Türkiye'nin bu yıl finalde yarışmayacağını öğrenmek aslında çok kötü bir durum oldu. Olsun kardeş ülke Azerbaycan ile yarışmaya devam ediyoruz. Türkiye'yi de temsil ediyorlar artık. 

  • Bugun saat 22:00'da TRT1, TRT hd kanallarında canlı yayında. 
Yarışacak ülkeler:
  • Flag of Republik ÖsterreichAustria
  • Flag of Azərbaycan RespublikasıAzerbaijan
  • Flag of Bosna i HercegovinaBosnia &Herzegovina
  • Flag of Kongeriget DanmarkDenmark
  • Flag of Eesti VabariikEstonia
  • Flag of Suomen tasavalta/Republiken FinlandFinland
  • Flag of République françaiseFrance
  • Flag of SakartveloGeorgia
  • Flag of Bundesrepublik DeutschlandGermany
  • Flag of Ελληνική Δημοκρατία (Ellīnikī́ Dīmokratía)Greece
  • Flag of Magyar KöztársaságHungary
  • Flag of Lýðveldið ÍslandIceland
  • Flag of ÉireIreland
  • Flag of Repubblica ItalianaItaly
  • Flag of Lietuvos RespublikaLithuania
  • Flag of Republica MoldovaMoldova
  • Flag of RomâniaRomania
  • Flag of Rossiyskaya FederatsiyaRussia
  • Flag of Republika SrbijaSerbia
  • Flag of Republika SlovenijaSlovenia
  • Flag of Reino de EspañaSpain
  • Flag of Konungariket SverigeSweden
  • Flag of Confoederatio HelveticaSwitzerland
  • Flag of UkrayinaUkraine
  • Flag of United Kingdom of Great Britain and Northern IrelandUnited Kingdom

Sen sağ ben selamet ;)

Böyle olacağı belliydi zaten. Sonun gelmesini bekliyorduk bence. Yaptıklarının yanlış olduğunu anlayacaksın (umarım). Ha eğer yanlış yapmadığını düşünüyorsan "git at kendini kemer köprüden" derim ben. Bundan sonra bakmam ardıma haberin olsun. 


Ne kadar samimi olursak olalım birbirimizin hayatlarına hükmetmeye hakkımız yok. Sen kendi hayatından sorumlusun, ben kendi hayatımdan sorumluyum. O kadar çok müdahale etmeye başlamıştın ki sanki ben kuklaymışım da sende beni yönetiyormuşsun gibi geliyordu son zamanlarda. En iyisini yaptın o son söylediğin sözlerde. Gelmek istemediğim yere gelmem. Beni buna kimse zorlayamaz. Aslında kimse kimseyi zorlayamaz. Kendine o hakkı nasıl buldun anlamıyorum. Yüz verdik kediye geldi sıçtı halıya oldu galiba. Fazla mı "evet" dedim söylediklerine. Ben söylediklerimin arkasındayım pişman da değilim ayrıca. Bundan sonra istersen selam verirsin istersen vermezsin. Karar senin. Ama benden eskisi gibi olmayı bekleme. Emin ol ki ben böyle de MUTLU  olabilirim. İlla ki çevremde birilerinin olmasına gerek yok. 


Biraz fazla ağır oldu galiba yazım ama umrumda değil açıkçası. Hakedene hak ettiği gibi davranılır. Sende bunu hak ettin. payına düşen buymuş. Şimdi istediğini yapabilirsin. İster ağla, ister sinirlen kır dök, Keyfin bilir. 


Bundan sonra sen sağ ben selamet ;)