Kayıtlar

Aralık, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yeni Yıla Yeni Bir Bakış

Resim
Yeni yıl yaklaşıyor. Her yıl dönümünde olduğu gibi içimizde bir şeyleri değiştirme, daha iyisini yapma ya da kendimize dair bir şeyleri yeniden tanımlama isteği doğuyor. Ancak bu kez klişelerden uzak bir başlangıç yapmayı hedefliyorum. Daha fazla spor yapmak, daha az yemek yemek ya da zamana meydan okumak değil; kendi içimde gerçek bir dönüşüm başlatmak istiyorum. Bu yıl, sadece bir hedef listesi değil, yaşam biçimimi dönüştürecek bir manifesto oluşturmak istiyorum. İşte birkaç madde: Görmeyi Seçmek Hayatın yoğunluğu içinde genellikle gözden kaçırdığım şeyler var: bir ağacın yapraklarının hışırtısı, bir yabancının gülümsemesi ya da gökyüzünde uçan kuşlar. Bu yıl, çevremdeki küçük mucizeleri fark etmeyi, sadece görmeyi değil, onları hissetmeyi seçiyorum. Kendi Hikayemi Yazmak Başkasının yazdığı senaryoları yaşamak yerine, bu yıl kendi hikayemi yazacağım. Kendi değerlerim, hayallerim ve seçimlerimle dolu bir hayat kurmayı amaçlıyorum. Belki hata yapacağım, belki yolumu kaybedeceğim ama b...

Ruh Halimin Hava Durumu

Resim
Bugün ruh halime denk bir hava durumu buldum: bardaktan boşalırcasına yağan bir yağmur. Tıpkı şu an hissettiklerim gibi; yoğun, durmak bilmeyen ve belki de biraz hüzünlü. Ancak bu yağmur, caddelerin ışıl ışıl parlamasına ve insanların enerjisini kaybetmeden sokaklarda dolaşmasına engel olmuyor. Dışarıda bir canlılık var; içeride ise susturulamayan bir çığlık. İçimdeki o çığlık, bana sürekli şunu söylüyor: "Çık dışarı, o yağmurun altında deli gibi dans et. Kimseyi umursama. Kendin için bir şey yap!" Fakat bu sesi duysam da, o kadar uzaktan geliyor ki, ona kulak verecek cesareti bulamıyorum. Çoktan ıslandım bu hayatın yağmurunda, belki de tamamen sırılsıklam olmanın vakti gelmiştir. Yine de o ilk adımı atmak, belki hasta olma ihtimaline bile aldırmadan kendimi özgür bırakmak... Bu düşünce bana o kadar uzak ki. Hayatımı, yaşayamadığım anların üzerine kurulmuş bahanelerle geçiriyorum. "Şimdi olmaz, daha sonra belki" diye ötelediğim hayallerim, birer "keşke" ol...

Flörtöz İnsanlar ve Hayalet Gibi Kaybolma Fenomeni

Resim
Günümüzde flört etmek, modern iletişim çağının en yaygın davranışlarından biri haline geldi. Ancak, üç beş kişiyle aynı anda flört eden, işin ciddileştiği noktada ortadan kaybolan insanların sayısı azımsanamayacak kadar fazla. Bu davranış şekline şimdilerde "ghostlamak" deniyor, yani hayalet gibi bir anda yok olmak. Peki, bu insanlar neden böyle davranıyor? Bu durumun ardında hangi psikolojik veya duygusal sebepler yatıyor olabilir? İlgi Bağımlılığı mı? Flörtöz bireylerin en belirgin ortak noktaları, yoğun bir ilgi ihtiyacı hissetmeleri. Bu kişiler için ilgi, adeta bir enerji kaynağı gibi; eksikliğinde kendilerini huzursuz, değersiz ya da yalnız hissedebilirler. Ancak tek bir kişinin sunduğu ilgi ve alaka yetmediği için, bu ilgiyi birden fazla kişiden almayı tercih ederler. Örneğin, bir kişiyle günlük mesajlaşmalarını sürdürürken, diğer bir kişiden sosyal medya etkileşimleriyle kendini özel hissetmek ister. Sürekli olarak birden fazla flörtünün olması, bu kişilerin kendilerin...

Mesafelerin İkilemi: Yanı Başında Hissedilen Uzaklık

Resim
Duygular, anlık dalgalanmalar gibi. Bir an mutluluk ve sevginin zirvesindesiniz, bir sonraki an hayal kırıklığının derinliklerinde. Bu değişimler, özellikle mesafeler ve iletişim eksikliği ile birleşince, daha da karmaşık hale gelir. Bugün, teknolojinin altın çağını yaşıyoruz. Yüzlerce kilometre uzaktaki insanlarla saniyeler içinde bağlantı kurabiliyoruz. Ancak bu kolaylık, bazen tam tersi bir etki yaratarak, yanınızda olmak istediğiniz kişiyle olan bağınızı zayıflatabiliyor. İletişim çağında, ironik bir şekilde, iletişim eksikliği güvensizlik ve endişeye yol açabiliyor. Yan Yana Mutluluk, Uzakta Belirsizlik Yanında olduğunuzda size huzur veren, sevildiğinizi hissettiren bir kişi düşünün. Ama mesafeler araya girdiğinde, sanki görünmez bir duvar örülüyor. Aranızdaki bu "uzaklık," fiziksel olmaktan çok duygusal hale geliyor. "Bir şeyler ters mi gidiyor?", "Neden bu kadar sessiz?" gibi sorular zihninizi meşgul etmeye başlıyor. Aslında her an haberleşmek, süre...

Aşk Duygusunu Yönlendirmek: Mümkün mü?

Resim
Duygularımız, hayatımızı şekillendiren en güçlü içsel dinamiklerdir. Öfke, üzüntü, mutluluk ve aşk... Her biri, insan olmanın kaçınılmaz parçalarıdır. Ancak, bazı duygular diğerlerinden daha karmaşıktır ve belki de en çetrefilli olanı aşk duygusudur. Bu duygu, sadece mutluluk değil, aynı zamanda hayal kırıklığı ve derin bir üzüntü de getirebilir. Peki, aşk duygusunu yönlendirmek mümkün mü? Yani, birine duyduğunuz karşılıksız aşkı başka bir kişiye ya da başka bir şeye dönüştürebilir misiniz? Duyguların Yönlendirilebilirliği Duyguların yönlendirilmesi, psikolojide ve kişisel gelişim alanında sıkça tartışılan bir konudur. Örneğin, öfkesini kontrol etmek isteyen bir kişi, spor ya da meditasyon gibi aktivitelere yönelerek bu duygunun etkilerini azaltabilir. Üzüntü ve depresyon durumunda ise yaratıcı faaliyetlere yönelmek, bu duyguları dönüştürmek için bir yöntem olabilir. Ancak, aşk gibi derin ve karmaşık bir duygunun yönlendirilmesi daha zorlu bir süreçtir. Aşk, sadece bir kişiye duyulan r...

Aşk ve Mutluluk: Kalpte Uçuşan Kelebekler

Resim
Uzun zaman sonra ilk defa, kalbimde kelebeklerin kanat çırpışlarını hissediyorum. Hayatın koşuşturmacasında, bir köşe başında karşıma çıkan bu duygu, sanki unutmuş gibi hissettiğim bir mutluluk şeklinde kendini gösteriyor. Bu sefer farklı. Bu sefer daha derin, daha samimi, daha gerçek. Uzun bir süre boyunca, hayatımda birini sevme fikrinden uzak kalmıştım. Ama şimdi, fark ediyorum ki kalbim yavaşça yeniden ısınıyor. Her anında yeni bir heyecan bulduğum biri var hayatımda. Onunla paylaştığım küçük detaylar, anlamı büyütüyor. Gün içerisinde kullandığı bir kelime, gülümseyişi ya da dalıp giden bakışları beni sanki farkında olmadan kendi dünyasına çekiyor. Bugün, tam da böyle bir anı yaşadım. Bir anıda, onun söylediği bir sözle kalbime oklar saplandı. Ama bu oklar acıtıcı değil; aksine, tatlı bir sersemliğini hissediyorsunuz. O an fark ettim ki, belki de Eros bizim yanımızdaydı. Dilerim ki, elindeki okların birkaçı onun kalbine de isabet etmiştir. Hayatın bir böyle güzel tarafı var. Beklen...

İnsan İlişkilerinde Kategorize Etmek: Doğru mu, Yanlış mı?

Resim
İnsan ilişkileri karmaşıktır ve her bir bağ kendine özgü bir dinamiğe sahiptir. Hepimiz, farkında olsak da olmasak da, çevremizdeki insanlarla olan bağlarımızı belirli bir düzen içinde organize ederiz. Aile, dostlar, iş arkadaşları veya tanıdıklar gibi genel kategoriler, sosyal yaşantımızı düzenlememize yardımcı olur. Ancak bu sınıflandırmaların, özellikle romantik ve fiziksel ilişkiler söz konusu olduğunda daha spesifik ve bazen rahatsız edici bir hale gelmesi mümkün. Peki, bir insanı özellikle fiziksel ya da duygusal arzulara dayalı olarak kategorize etmek ne kadar doğru? Kategorize Etmenin Sosyal Boyutu İnsan zihni, düzene ve sınıflandırmaya eğilimlidir. Bu durum, insanlarla olan ilişkilerimize de yansır. Hayatımızın her alanında çevremizdeki insanların rollerini belirlemek ve buna uygun bir bağlantı kurmak içgüdüseldir. Ancak, bu sınıflandırmanın ahlaki ve insani boyutunu sorgulamak önemlidir. Birinin, hayatındaki insanlara şu tarz kategorilerle yaklaştığını düşünelim: "En az ...