29 Haziran 2011 Çarşamba

Yarım Bardak Kalmış

Yarın kalmış şeyler vardır insanın hayatında. Başlarsın .... Belki sonrasında yorulursun, belki sıkılırsın, belki ağır gelir yükün. Bırakıverirsin birden. Atarsın bütün yükü sırtından. yorgunluktan ölmüşsündür. Sıkıntıdan patlamışsındır. 


Ama aslında bırakmaman lazım. Bırakmamalısın başladığın işi. Tam olmalısın her zaman. Neyi yarım bıraktıysan tamamlamalısın. Er yada geç... Neyi yarım bıraktım diye düşünüyorum. Aslında benim de yarım bıraktığım bir çok şey var. Sarhoşluğu tatmadım mesela... İçmeyi hep yarım bıraktım. Sarhoş olmamak için. Taklit yaptım bazen sarhoş olmuş gibi. Genelde de öyle yaparım zaten. Gecesini hatırlamadım bir sabahım olmadı benim.


Sigaram... Çoğu kez onuda yarım bırakmışımdır. Küllükte kendi kendine yanmıştır. Canım çekmemiştir. Neden içiyorum hala ben onu. Bir sebep yok açıkçası. Gerçi kime sorsanız hep aynı cevabı alırsınız. Boş olduğum her an elimde bir şey olsun olayındayım. Boşluktan içiyorum ben onu galiba. O an ki boşluğumu doldursun diye.


Ya İngilicze? Hepimiz şunda hemfikiriz. 4.sınıftan beri İngilizce dersi görüyoruz. aşağı yukarı 10yıldır İngilizce eğitimi verildi bana. Ne kadar biliyorum? "Çat pat" derler ya işte o kadar biliyorum. 10yıllık bir eğitimle insanlar neler neler yapar. Tamam belki okullarda verilen eğitimlerde tam değil ama genede öğrenirsin yani insaf. Yani sanki ilköğretimde İngilizce eğitimini tam veriyorlar bide liseye geçince, eğer anadolu lisesindeysen ikinci bir yabancı dil dersi veriyorlar. Al bide buradan yak. Bir yarım bardak daha... Sanki İngilizceyi çok iyi öğrettin yada öğrettiğini düşünüyorsun. Bir de ikinci bir dil olarak Almanca, Fransızca öğretiyorsun okullarda... Yarım kalmasa keşke tamamlansa. Ne demişler "bir dil bilen bir insan, iki dil bilen iki insan". 


Arkadaşlıklar? Dostluklar? Evet bazılarını yarım bıraktım. Gitmeleri gerekti, gittiler. Kimisi isteksizce gitti. Kimisiyle kavga ettik. Kimisiyle bir anda hatlar kopmuştur. Arayamamışızdır birbirimizi ve sadece bir sekmeye uğramıştır arkadaşlığımız. Çok iyi arkadaşlıklarım oldu bu zaman kadar. Çok iyi vakit geçirdiğim insanlar oldu. Her günümüzün birlikte geçtiği insanlar oldu. Ama bir şekilde bitiyor işte. Herşeyin bir sonu var.


Hayat bile bir yerde bitiyor. Belkide bir sürü yarım kalmışlıklarla bitiveriyor. Ne belli yarın ölmeyeceğimiz. Yarım kalmışlıklarla beraber göçüp gitmek... Tamamlamaktan korktuğumuz şeyler olabilir. 


Belki bir aşkınız vardı. Zorunluluktan ayrıldınız. Farklı şehirler girdi aranıza. Her ne kadar "uzaklık sorun değil" deseler bile... Uzak olduğunuz zaman ona karşı sorumluluğunuzun bittiğini düşünebilirsiniz. Ama öyle değil işte. Kalp bu! Eğer tekrar geri döneceğinizi biliyorsanız sımsıkı tutunun aşkınıza... Ama temelli ayrılmışsanız o şehirden bence bitirmek en mantıklısı. 


Bende de oldu. Şehirler ayırdı bizi de. Bir süre tutunmaya çalıştık. Demişlerdi ya "uzaklık bir aşk için engel değil" diye. O lafa sarıldık, sımsıkı tuttuk birbirimizi. Ama çok canımız yandı. Olmuyormuş... Küçük bir seyahat olsaydı bir sorun kalmazdı belkide. Seyahatin uzunluğu önemli değil, isterse 1-2 yıl olsun geri geleceğini bilmek bağlar insanı. Askerdeyken bekliyorlar mesela... Zor olmasa gerek.


Daha başka neler vardır kimbilir. Sizin hangi konuda yarımlarınız var? Hayatınızın hangi bardağını yarım doldurarak içtiniz ya da hangi bardağınız hala yarım? Neler vardır insanın içinde, yarım kalmışlıklarla bir bütün mü yapmaya çalışıyoruz? Ne kadar TAM'ız? Ne kadar tam gözüküyoruz. Artık bardakları doldurmak size kalmış. Ne kadar dolu olursanız o kadar iyidir. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder