4 Nisan 2014 Cuma

Beş Yıl Önce

Son beş yılımı üniversite yüzünden Bartın'da geçirmek durumunda kaldım. Kimler geldi, kimler geçti, kimler kaldı avucumda. Kimileri heveslendi gitti, kimileri saklandı, kimilerinin ise gözü yüksekten ayrılmadı. Elde avuçta hiç bir şey kalmadı. Nerede o sıkı fıkı olduğumuz samimi olduğumuz insanlar?

"Elma dersem çıkın, armut dersem çıkmayın."

Birinci sınıftayken kimseyi tanımadığım için kenarda köşede bekleyip sınıftakileri gözlemledim. Kendime uygun birileri ile arkadaşlık yapmak değildi amacım. Sadece onları gözlemliyordum. Ve zaten ikinci dönemin başında bi grup beni aralarına tesadüf eseri almıştı. Konuşuyorduk, sohbet ediyorduk, birlikte vakit geçiyorduk, ders çalışıyorduk, filmler izliyorduk.

Sınıf arkadaşlarımdan daha çok okuldaki başka bölümlerden fakültelerden arkadaşlarım vardı. Çok kalabalık bir arkadaşlık ortamıydı. Herkes nerde? Şimdi etrafıma bakıyordum hiç biri yok. Çoğunu görsem artık selam bile vermem sanırım. O oraya gitti, bu buraya gitti, o bununla kavga etti, şu şununla sevgili...

Birinci sınıftayken yapabileceğim en güzel aktivite bara gidip canlı müzik dinlemek, şarkılara eşlik etmek ve biraz alkol almaktı. Ama mekan bir tane olunca oranında okuldan pek bir farkı kalmıyordu. Üniversitede gördüğüm bütün herkes o gece oraya geliyordu. Okumaya öğrenmeye orada devam ediyorduk. İkinci sınıfa geldiğimizde zaten o barda kalmadı. Tek eğlence kaynağımızı da elimizden aldılar... Belkide iyi olmuştu bu. Çok kalabalık giderdik oraya. Üç masayı birleştirir öyle otururduk. Şarkılar söylerdik hep birlikte. Dans ederdik, tepinirdik. Geçmişten kalan fotoğraflara bakıyorum bazen de ne kadar eğleniyormuşuz yalancıktan.

"ARMUT!"

Olduğunuz yerde kaldın bence. Tekrar ortaya çıkmanıza gerek yok. Aklımda hatırladığım gibi kalın siz. Ben sizi öyle seviyorum. Eğer tekrar çıkarsanız karşıma canınızı sıkabilirim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder