25 Nisan 2015 Cumartesi

Fil Perisi

Bir fil perisi ziyaret etti beni dün alacakaranlık vaktinde. Konuşmaya çalıştı gözleriyle. Elime dokundu göz yaşlarıyla. Çok fazla kahkaha attı. Ben anlamadım, eşlik edemedim ona. Durdum bekledim yorganımın altında. Çok korkmuştum ondan. Dileklerimi ağlatacağını, sevinçlerimi kahkahalara boğacağını ve saçlarımı uzatacağını söylemişti. Bense ısırgana sarılmış kaktüs gibiydim. Kendi acıma ağlıyordum ama onu ağlattığımın farkında bile değildim. Boşverdim duygularımı bende. Fil perisinin elindeki kutup yıldızını çaldım, kaçtım. Kovalayamadı beni o kilolarla. Odanın kapısından çıkamadı. Ben dileklerimi gerçekleştirmek için tuvalete koştum. Bütün masalların gerçek olmasını istedim. Kahramanlar için mutlu sonlar, kötülük yapanlar kötü sonlar diledim. Fazlası gerçekleşti. Kutup yıldızı parladı ve elim yanmaya başladı. Bende elimden attım yıldızı. Kırıldı, paramparça oldu. Fil perisinin çığlıklarını duydum. Odama koştum tekrar. Ortada yoktu peri. Gitmişti. Dileklerimin gerçekleştiğini nereden öğrenecektim. Kim kahramandı bu dünyada, kim kötü insandı. Bunları da boşverdim. Yatağa yatıp yorganı üzerime çektim. Uyandığımda ise hala yatakta yatıyordu bedenim. Dokunamıyordum. Meğer ölmüşüm haberim yokmuş.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder