28 Ekim 2012 Pazar

Eyvallah

Adamım ilk önce. Bir gruba ve aileye dâhil değilim ama bir duruşa sahibim. Her insan gibi huzur veririm. Ya gelince; ya da gidince. Yaşadığımın farkındayım. Çünkü hayatımda inişler ve çıkışlar var kalbimizin ritmi gibi. İnsanlarla yüz yüze konuşarak tanımaya ve her sorunu halletmeye yönelik çaba gösteririm. Ama bazı insanlar geliyor önüme, hangi yüzüne konuşacağımı bilmiyorum :( Bu yüzden yanlış bildiğim yolda herkesle yürüyeceğime, doğru bildiğim yolda tek başıma yürümüşümdür hep. Hayatımda bir kalbime aldıklarım vardır; birde kaale almadıklarım :) İsrafı sevmem. Tabağıma yiyebileceğim kadar yemek, hayatıma sevebileceğim kadar insan almışımdır. Sonradan karın ve baş ağrısı çekmemek için :) Güzel bir duygudur AŞK; sandığımız kadar değil, yandığımız kadardır. Kimine göre de alt tarafıdır AŞK; kimine göre sol tarafı. Kadere inanır ya nasip derim :) Nasip de istenen değil, hep verilendir. Nasipse gelirmiş Çin’den, Yemen’den; nasip değilse senin olsa bile kayar gidermiş elden. Cehaletin mutluluk olduğu bu ortamda, akıllı olmak deliliktir :) İnsanları geçimsiz yapan sevgisizliktir. Birbirine düşman eden iletişimsizliktir. Güzellikten yana ne varsa yok eden de ilgisizliktir. Bu nedenle insanlar hep birbirlerini yaralar. Sakın aklınızdan çıkarmayın. Açtığınız her yaradan, hesap soracak Yaradan. Bu hesaptan korktuğum için hep bende kalmıştır insanlık. Sanki gidecek başka kimsesi yokmuş gibi :) Yıkılırım sananlar, sarsılmam bile ben. Cam gibiyim; ne kadar kırarsanız kırın, kırıldıkça keskinleşirim. Canım yansa da sabrederim. Canımı yakanın, canının yanacağı günü beklerim. Kısacası; 
YAŞAYAMADIKLARIMA EYVALLAH. 
YAŞADIKLARIMA ELHAMDÜLİLLAH. 
YAŞAYACAKLARIMA BİSMİLLAH. 
HATALARIMA ESTAĞFİRULLAH.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder