3 Ekim 2012 Çarşamba

Şizofrenik Bir Şey

birden gökyüzü aydınlandı ve bir yıldız düşüverdi gökten yeryüzüne. aslında o kadarda uzakta değillermiş. hepsi bir göz yanılgısıymış. burnumuzun ucunu bile yanlış görüyormuşuz. aslında görmüyormuşuz bile sadece bakıyormuşuz. elimizi uzatsak alacakmışız elmayı, armudu... tahmin ettiğimiz kadar ulaşılması güç bir yer değilmiş antartika. Bir adımlık mesafeymiş. Bir nefeslik hava varmış aslında dünyada. sadece benim için olan. İşte bu konuda iyi bir çözüm yolu bulmuşuz kendimize. Yanılgılara devam etmişiz yanılmışız sürekli. Dünyaya gelmiş bir çok insan, bir çok bebek, bir çok kadın, bir çok yaşlı, bir çok ceset... Kullanmışlar dünyadaki havayı. Sadece bana kadar varmış aslında. Atmosfer o kadar küçükmüş dünyada. Gerçi nefes bile almaya ihtiyaç yokmuş. Çok uzun zaman nefessiz kalabiliyormuşum ben. Mesela şu an 34dakika 325saniyedir nefesimi tutuyorum. Bir gariplik yok bunda. Her şeyin daha iyiye gittiği bir yermiş önceden burası. Ben dinledim dünyayı, anlattı bana her şeyini. Mavi ve yeşil varmış her yerde. Şimdiki gibi internet yokmuş. İnternet mi yokmuş... İyi ki var şu an. Yoksa dünya ile konuştuğumu kime anlatabilirdim ben. Hele ki bir tek nefeslik hava varken dünyada, kime anlatmaya çalışırdım. Öteki Dünyalara anlatırdım. Gördüm onları da geçenlerde. Mektup göndermişler bana. bir de mail adresi bırakmışlar. Çok garip bir alfabeleri vardı. ama çözmem uzun zamanımı almadı. Sanki doğuştan biliyordum o alfabeyi. 1 gecede onların dilini bile konuşur oldum. Hemen bir mail gönderdim ona. Çok merak etmiştim. Acaba beni almaya gelir miydi? Nefesimi tutuyorum hala 27gün 12saat 3dakika 1991saniyedir nefes alamadım. Pek değişen bir şey hala yok işte. Ne zaman öleceğimi de biliyorum. Aslında pek vaktim kalmamış. Son nefesimi de uzun zamandır tutuyorum. En iyisi bırakayım da bitsin bu Dünya oyunu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder