27 Ocak 2011 Perşembe

Ondan Bahsettim!

İlk 4 yıl bu kadar çok sık görüşmemiştik. Sadece birbirimizi tanıyorduk ve arkadaştık. Aynı lisede okumuştuk, tesadüf eseri aynı üniversiteyi kazanmıştık. O küçük şehirde yapayalnız olmadığımı bilmek iyi gelmişti. Düşünün artık 4 yıldır arkadaşım olan birinin telefon numarasını ben aynı üniversiteyi kazandıktan sonra almıştım. Bu yalnız kalma korkusu muydu?? Galiba bendeki olay buydu. Yalnız kalma korkusu. Her yerde karşıma çıkıyor. Ama tanıdığım biri vardı ve ona sımsıkı sarılmalıydım. Yaptım da bunu. Ona tutundum. Sürekli birlikteydik, o nereye ben oraya... Belki ondada vardı yalnızlık korkusu. Belki... Hala ayrılmış değiliz eğer yeni tanıştığım insanlar bana ondan daha cazip gelseydi yada onun arkadaşlığı bana yetmeseydi hala görüşüyor olmazdık. Bundan eminim. Onun içinde aynı şeyler kesinlikle geçerli. Çok iyi anlaşıyoruz (Allah bozmasın.). Şimdi o benim değişmeyecek dostlarımdan biri.
Onu sinirlendirmek hoşuma gidiyor. Tabi o da beni sinirlendirmekten mahrum kalmıyor. Bana benzemeye başladı zaten son dönemlerde. Hani derler ya "Körle yatan şaşı kalkar". O misal oldu bizimkide. Artık o kadar samimiyiz ki, soracağım sorulara vereceği cevapları, tepkileri önceden sezebiliyorum, anlayabiliyorum. O yüzden anlatacağım konuları özenle seçiyorum ona karşı. Çoğu arkadaşlığımı biliyor. Bazen hayatıma bile müdahele etmesi hoşuma gidiyor ama bu benim hayatım tabikide... Çok güzel günler geçirdik. Çok güzel tesadüfler yaşadık. Çok güzel kavga ettik. Çok güzel sinir ettim. Çok güzel sinirlendi. Evet evet hepsi çok güzeldi.
Onun uzun sayılabilecek sarımsı saçları var. Yüzü tombik tombik. 160-170 cm arasında bi boya sahip. Kilosu beni ilgilendirmez ama balık etli diyebilirim. Kızarmaya çok müsait bir suratı var. Utandığı zaman çok güzel bir surat ifadeli oluşuyor. utanmasa bile "aaa kızardın yine sen" desek bile bir şekilde anında etki ile o tombik suratı kızarıveriyor.
Bu aralar topuklu ayakkabıya merak salmış durumda. Büyüdüm artık ben edasıyla genç bayan olma hevesinde. Bayanlar o ayakkabıları giyince kendilerini daha mı olgun sanıyorlar? Bunun cevabını bilmiyorum. Ama bir bayana topuklu ayakkabıyı ben çok yakıştırıyorum. Topuklu ayakkabı giymen taraftarıyım hanımefendi...
Gözleri de bozuldu artık gözlük takıyor. "körle yatan şaşı kalkar" dedim ya... Bana benzemeye başladı iyice. Bazı olaylar karşısında verdiğimiz tepkiler aynı oluyor. Hatta bezen aynı anda aynı sözcükleri söylüyoruz. Bir ara aynı rüyayı bile gördük. Pes doğrusu dedirtir işte bu söylediğim. Evet ciddiyim aynı rüyayı gördük. Ben kendim olarak o rüyadaydım, o ise kendisi olarak o rüyadaydı. Sabahleyin birbirimize anlattıktan sonra farketmiştik bu durumu. Düşünün artık işte biz o kadar samimiyiz...
Sürekli memlekete gitmesi de beni sinir ediyor. Ben en son kimbilir ne zaman gittim? Kim bilir o bu dönem kaç kere memlekete gitti? İnternet denilen bir olay var burdan görüşmeyi sağlıyoruz bizde. Skype sağolsun.
Anlatılacak daha çok şey var ama o kadar çok şey yazmak istemiyorum. Bu kadar yeter bayan alıngan için. İdare etmesini bileceksin. Varlığın beni mutlu ediyor. Hep yanımda ol. Tamam mı?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder