3 Mart 2013 Pazar

Mutlak Hakim Sensin



8 ekim 2010 günü akşamı karşılaşmıştık seninle(nerden hatırladığımı boşver). Benden pek elektrik alamamış olsan gerek (ki haklısın eve bi geliyorsun tanımadığın bir grup insan!) gayet suratsızdın, size onca yemek yapmamıza rağmen. Arkasından gelen bir iki ayda bu tutumunu takip etti aslında ama zamanla anlayabildik birbirimizin dilinden. Ben senin aslında o kadar çekilmez bir insan olmadığını, sende benim sevimsiz gıcık biri olmadığımı anladın…

Nasıl mı? şöyle anlatayım; beraber yaptığımız ev temizlikleri, aynı mutfakta küçük kavgalarla (yemeğe biber koyma çok acı oluyor!) yapılan yemekler, gidilen konserler, öğrenilen konser kültürleri,  oynanan bataklar, gece gece polis sohbetleri + GBT sorgulatmaları (MİT’ide kısaltarak söylüyoruz amaaa), anason kokan içki sofraları (ki aralarında en hatrı sayılır olanından), 1günlük taksim macerası (taksimdeki garanti atm’den hallederim gidelim!), izlenilen filmler, güne başladığımız kahvaltı sohbetleri ve ardından gelen kahve, fal safhaları… Hatırlayamadığım onca şey.

Yıl oldu 2013, ilk günki tanıdığım Egemen’den eser yok böylesi daha iyi… Öylesine çekilmez bir insanı çok üzün süre hayatımda barındırabileceğimi sanmıyorum çünkü. Hayatta her şey dilediğin güzellikte olsun. Karamsar olmak sana yakışmıyor, hayatının en güzel yıllarını düşünerek ve üzülerek geçirmeni istemem.

Hayat güzel tadını çıkar (;


Gizem COŞKUN

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder